Yardımcı dediğin başa bela!

Doğumdan beri uzunca bir  zamandır yazayım diyordum bu yardımcı meselesini ama hep başka birşeyler konu oldu yazılara.
Demekki bu uzun ve karmaşık hikaye  tam da yardımcısız kaldığımın 20.gününe kısmetmiş :)

Nerden başlasam Nasıl anlatsam bilemiyorum…

Muhtemelen  ikiz yerine tek bebek bekliyor olsaydım evimin iki sokak yakınında sadece yürüme mesafesinde oturan anneme emanet edip hayatıma devam edeceğimden böylesine yardımcı dertlerimiz de hiç olmazdı.
Ama doktorumuz,gebelik sürecindeki kontrollerden birinde annemi gayet dinç ve hevesli görünce  “Allah dağına göre kar verirmiş” demişti ki;gerçekten ikiz bebeklere kaliteli bir hayat sunabilmek için sadece maddi değil manevi anlamda da  çok güçlü olmanız gerekli!
Bu sebeple hep söylüyorum annem en büyük şansım!!!

Yatılı bir yardımcı fikri pekçok kişiye çok sıcak gelmese de,hatta kuzenimin eşi komplo teorileri üreterek bizi bundan yıldırmaya çalışsa da iki yakın arkadaşımın evinde 3yıl gibi uzun zamandır kalan ve son derece memnun oldukları iki yardımcıyı görünce, eşimle biz de yatılı birini almaya karar verdik!
Defne ve Derin’in doğumuna 3gün kala birini aldık ve o günden beri hep evimizde biri oldu!
“Biri” diyorum dikkat ederseniz çünkü kimi zaman o kadar hızlı değiştirdim ki ;ben bile isimlerini unuttum neredeyse…

Hiç tanımadığınız birini evimizde yatırma fikrine ilk günlerde çok çabuk alışamamış olsakta eninde sonunda evdeki angarya işlerin sürekli ve hızlı bir şekilde yapılıyor olması bizi cezbettiğini itiraf etmeliyim!Yardımcıya ne gerek var ki ben çocuklarıma tek başıma bakarım evimin işini yapar üstüne 2tencere de yemek kaynatırım diyenlere saygım var ancak bana göre gereksiz yorgunluğu başka birine yüklemek ve tüm pozitif enerjiyi çocuklarıma ya da kendime harcamam daha makbul!

Fakat çok önemli bir nokta var ki;en başından beri benim bu kişi için yüklediğim sıfat “çocuklarıma bakıcı ” değil hep “bana ve ev işlerine yardımcı “şeklinde  oldu.Allah anneme hatta babama da uzun ve sağlıklı  ömürler verdiği sürece de bu hep böyle olacak!

Çalışan ya da annesinin,yakınının bakması mümkün olmayanlar için hep Allah bana gelenlerden daha iyileriyle karşılaştırsın o anneleri diye dua ediyorum çünkü en değerli varlığını bir yabancıya emanet etmek zorunda kalanların da işi oldukça zor,biliyorum!

İnsanlar kimi zaman evlerine gelen gündelikçilerin  bile kaprislerine tahammül edemezken varın siz düşünün bunların dertlerini…Ama iki bebekli bir evin kalabalığını ve paniğini düşünecek olursanız bazen artıları eksilerinden fazla oluyor!

İlk yardımcıyı aman yaşı genç olmasın aklı bir karış havada olur tavsiyeleri ile 40yaşlarında almıştım.Kadın bize geldiğinde gayet dinç ve çalışkan görünmesine rağmen bir süre sonra herşey yerinde saymaya başladı.Neyse dilediğin gibi yaşa aynı zamanda evi sahiplen çünkü artık burası senin de evin dedik ama nerden bilebilirdim ki torun torba sahibi olan bir kadının 1tencere bile yemek yapamayacağını!!!
Malum mevsim kış  ve sürekli evdeyiz,sofralar kuruluyor kalkıyor gündüzden geceye hızla akıyor zaman ama ben ne iş yapıyor ne kadar iş yapıyor onu kontrol edecek durumda değilim lohusa kafasıyla…

Nitekim bizim evdeki macerası hırsızlıkla son bulduğunda,O oturmaktan kilo almış ben de perişan ikiz annesi psikolojisiyle  tüm doğum kilolarımı kendisine devretmiş olarak yolculadık!

Ardından başka biri geldi aman ne kadar kolaylıkmış her işi biliyor falan derken memleketinde engelli ölüm döşeğinde bir çocuğu olduğunu öğrendik,O da öylece gitti!

Akabinde daha genç birini buldum ve uzun süre yaklaşık 9ay kadar refaha erdik lakin O da  tam kızlar ayaklanıp yürümeye başladığında ,ek gıdanın hediyesi olan dağ gibi çamaşırlar yığılmaya başladığında yoruluyorum diyerek ayrıldı.

Bir sonrakinde yine aklımla merhametim arasında kalmama neden olan kendi yazdığı senaryoyu kendi oynayan biriyle karşılaşınca kendimden şüphe etmeye başladım!Evet iki çocuklu evin koşturmacası çok fazlaydı ama neden ben ayrılmak istiyorum demek yerine binbir yalan söylüyorlardı,kimse evimizde esir değildi elbet ayağında prangası da yok!!!
Hem her gelen bir önceki çalıştığı yerin ne kadar kötü şartlar sunduğunu söylüyor hem de burda iş çok yatan hastaya bakarım daha iyi diyerek bizden hızla uzaklaşıyor :)

 

En sinirlendiğim noktalardan biri kolaylıkla gözümün içine baka baka yalan söylemeleriydi!Üstelik bunun Defalarca ikaz etmeme rağmen çok basit ve ufacık şeyler için olması;  Çocuklara aldığım muzlar hızlıca tükenince eşiniz yedi dedi,bulgur pilavı lapa olduğunda suyunu anneniz koydu,bişey kırılınca ben  görmedim!Özetle anladım ki her olumsuz durumda topu başkasına atacak!
Peki oldu o zmn dedim sen yoluna ben yoluma…

Bir yardımcının gidip diğerinin gelmesi esnasında 1hafta bile geçse eşimle bize aylar gibi geliyordu.
Hemen bulsakta gelenin adapte olması falan derken biz o kadar yorgun ve mutsuz oluyorduk ki;varsın kim olursa olsun da gelsin arkamızı toplasın diyorduk artık!Üstelik benim doğum sonrası dökülen saçlarımı toplamak bile oldukça önemli bir ev işi haline gelmişken!

Üstelik gece gündüz kızların herşeyiyle kendimiz ilgilenmemize rağmen gelenlerin ev işinden  yoruldum demesini hiç anlayamadım inanın bana!Aman yaşı fazla olmasın pratik ve  dedik  telefonda her yaşını sorduğum  50yim  ama 35 gösteriyorum diyor :))

Genç olsun ,kızlara abla gibi olsun evin içinde yadırgamasınlar dedik bu sefer de  akıllar bir karış havada :))

Herbirinde  vicdanım hep aklımı yendi ve merhametim baskın geldi!
Hediyeler aldım ,ailemden temiz ama giyilmeyen kıyafetleri topladım ,hastalandılar doktora götürdüm,ilaç aldım.
Çocuğum hastalandı dedi otobüs bileti alıp gönderdim,telefonumu kaybettim diyene hemen eski bir makina bulup verdim falan falan….
Her biri ayrı model bunların ;banyoya girip hamamda yıkanır gibi saatlerce çıkmayan mı dersiniz yoksa şişmanlığından arka koltukta iki otokoltuğunun arasına sıkışıp oradan hiç çıkamayan mı :))

Hem ben de hem de çevremde hikaye bunun gibi örneklerle  devam etmesine rağmen şunu farkettim ki yerli yabancı ayırt etmeksizin hepsi için geçerli bazı şeyler var;

  • zorluklar içinde evimden uzakta,gurbette çalışıyorum diyenlerin çoğu kendi keyfinde
  • eşimden ayrıldım,çocuklarım var diyenlerin ellerinden telefon düşmüyor çünkü niyet farklı
  • ben çocuk bakıcısıyım elimi ütüye sürmem diyenler bambaşka modeller
  • çocuğum hasta yalanı zaten merhametinden ayılıp bayılan biz Türkler için en şahane ve en pratik olanı!
  • düğünümüz var ,memleketten  yatılı misafirim geldi yalanı ise uzun izinler için söylenen bir başyapıt
  • sabah treni/otobüsü kaçırdım yalanı ise spontan gelişen durumlar için pratik ve ideal!

Özetle;kızların okula başlayacağı günü iple çekiyorum çünkü zannedilenin aksine yardımcı dediğin rahatlıktan çok başa bela!

Ayrıca çok soruldu o yüzden eklemek istedim ;yatılı çalıştıranların çok çok  iyi bildiği ama buraya yazamayacağım pek çok şey daha var ,Siz siz olun evinize yatılı özellikle yabancı bir yatılı çalışan alacak olursanız defalarca düşünün ve güvenliği elden bırakmayın zira yaptıklarına bazen akıl sır ermiyor!

23 Yorumlar

  1. Tuten Celebioglu
    19 Kasım 2013 at 14:24 - Reply

    Benim de en büyük şansım dilerim bu sefer gönlüne göresini bulursun tatlım ama çogunluk hep böyle stresi çok sizinkilerde çok maceralıymış bizimki de alınganın en önde gideni

    • Duygu Karataş
      25 Kasım 2013 at 11:31 - Reply

      pek narinler canım ,alınganlık hepsinde var hakikaten bak onu eklemeyi unutmuşum :))

  2. Ada ile hayat
    19 Kasım 2013 at 14:42 - Reply

    Yardımcıdan memnun olanı görmedim henüz. Hep aynı hep aynı. Allah yardımcımız olsun hepimizin

    • Duygu Karataş
      25 Kasım 2013 at 11:32 - Reply

      aynen! kime yardımcıdan yana yüzümüz gülmedi desem daha beter bir hikaye duyuyorum maalesef :(

  3. Yusuf ve Yunus`un annesi
    19 Kasım 2013 at 15:21 - Reply

    Allajh yarıdmcınız olsun her ne kadar ıkız olmasa da benım de 2 tane kucuk cocugum var ve cogunlujkla yalnız buyuturyorum. Sızı cok ıyı anlıyorum dokulen saclar bıle baslıbasına bır ıs olabılıyoır ;)

    Ben de yardımcı ısterım ama sadece gelıp evı temızlemesı ıcın daha ıdeal gelıyor bana. eıvmı bırı temızlese yeter bana. yatılı bırını snaırım cok zengın olsma bıle elım ayagım tuttugu surece sıcak bakmam sızın de yazdıklarınızdna dolayı. BIr de daha kotulerı de olabılırdı. Mutlaka guzel ornekler de vardır

    • Duygu Karataş
      25 Kasım 2013 at 11:37 - Reply

      çocukların tüm zaruri ihtiyaçlarını ben ve annem karşılıyoruz ancak dökülen saçlar kısmında örneklediğim gibi evin işleri bazen akıl almaz boyuta varıyor :(
      inşallah düzgün biri çıkacak karşımıza diye hayal ediyorum.
      sevgiler

  4. Mürvet Halidi
    19 Kasım 2013 at 15:36 - Reply

    Ah ne güzel özetlemişsin durumu.. Ben de senin gibi anneden dolayı şanslı olanlardanım, Allah başımızdan eksik etmesin, sağlıkları, huzurları yerinde olsun hep gerçekten, onlar olmasa .. Bakıcı konusuna gelince de bu kadar tecrübe edindikten sonra umarım gönlüne göre, istediğin tarzda biri çıkar karşınıza, şirkette bu konuda tecrübeli kişilere soracağım mutlaka, tabi herkesin beklentisi, memnuniyeti farklı oluyor ama..
    Herşeyin düzene girmesi dileğiyle, Defne ve Derin’e kocaman öpücükler !

    • Duygu Karataş
      25 Kasım 2013 at 11:57 - Reply

      ahh annem olmasa eminim üstteki yazı yerine çok çok berbat bir hikaye okurdunuz!
      Allah eksikliğini göstermesin diye dua ediyorum her gün

      sevgiler

  5. Bal Yanağın Hikayesi
    19 Kasım 2013 at 15:44 - Reply

    Ay Allah kolaylık versin duygu zor gerçekten insanın kafasına göre birini bulması..

  6. Oğlumcum
    19 Kasım 2013 at 17:20 - Reply

    Ah be Duygu ne çektim bakıcıdan :( en sonunda oğlanı kaptığım gibi annemle kayınvalidemin kapısında aldım soluğu :) yılbaşı itibari ile gene bakıcı düşünüyorum hayırlısı bakalım :) Umarım istediğin gibi birini bulursun :)

    • Duygu Karataş
      25 Kasım 2013 at 12:00 - Reply

      Hiç anlatmadın Gamze :)
      Şaka bir yana tahmin edebiliyorum neler yaşadığınızı en kötü akraba ,en iyi bakıcıdan her daim daha iyidir.
      inşallah senin de yüzün güler bu dertten tez zamanda

      sevgiler

  7. Yeşim - Nils Mum
    19 Kasım 2013 at 23:23 - Reply

    Ah Duygu, okudukça fena oldum. Bir çoğunu biliyorum zaten ama böyle topluca okuyunca hiç birine güveninin kalmadığını anlıyorum. Nasıl kalsın ki? Yine de şansın annen ve baban yanında. Sabah 7’de çıkıp akşam 8’de eve gelen çalışan bir anne olduğunu ve 20 gündür bakıcı bulamadığını düşün. O daha fena olurdu. Böyle düşünüp rahatla bence. Okulu kurtarıcı olarak görüyoruz. Bakalım o macera nasıl devam edecek. Umarım bir oh çekeriz:)

    • Duygu Karataş
      25 Kasım 2013 at 12:02 - Reply

      Çoğunu biliyorsun evet :(
      ama gerçekten şükretmek için çok sebebim olduğunu biliyorum evet!!
      hatta Allah benden daha zor durumda olanların karşısına daha iyilerini çıkarsın diyorum hep sonuçta evlat bu ,herhangi birşeyle kıyaslamak mümkün değil

  8. Raneim
    20 Kasım 2013 at 09:39 - Reply

    Duygucum, kızlar artık 2 yaşına yaklaşıyor. Erken diye düşünebilirsin ama ben Güneş’i 2 yaşını doldurduğunun ikinci haftası yuvaya başlattım ve çok memnunum. Genelde 2 yaş erken diye bakıyorlar. Yarım gün gidebilir diyorlar. Ama malum Güneş maşallah çok hareketli bir oğlan çocuğu ve artık annem yetişemiyordu. Sağ olsun, 2 sene gül gibi baktı oğluma ama artık annemi rahatlatmam gerekiyordu. Bakıcı düşündüm bir ara ama 2 yaştan sonra da bakıcı oğluma ne katabilirdi? Sen diyorsun zaten, gelenlerin alt yapısı kısıtlı oluyor. Bunları düşünerek yuvaya başlattım. Kısa saatlerle başlayıp, tam güne geçtik.
    Yuvada aradığım bir çok özellik vardı elbette ama en önemlisi sevgi idi. Çok şükür ki, gerçekten çocuğuma sevgi ile sahip çıkan bir yuva buldum.
    Başlangıç kolay olmadı ama Güneş gibi ikna etmesi zor bir çocuk bile, daha ilk gününden biz verdiğimizde ağzına sürmediği halde, üstelik katı haşlanmış yumurta yedi yuvada. :)
    Bizim yedirdiğimizden çok daha rahat yemek yediriyorlar. Sebzeleri yedirmek için illa pilava, çorbaya katmak gibi bir dertleri yok. Pırasayı bildiğin pırasa olarak yiyor çocuk.
    Gelişimi dersen, ne ben, ne annem bu kadar detaylı ilgilenemezdik. Birçok açıdan çok faydasını gördük ve görüyoruz.
    Diyeceğim o ki, bence sen de artık yuva düşünebilirsin. Üstelik seninkiler ikiz. Yani yuvada tek başına olmayacaklar, birbirlerine destek olacaklar.
    Çocukları Koşuyolu’na getirebilirim dersen, istediğin bir zaman bizimkinin yuvasına gidebiliriz. Bi deneme günü, oyun saati vs yapabilirsin. :)
    Beste

    • Duygu Karataş
      25 Kasım 2013 at 12:10 - Reply

      Aynen 2yaşında gitmelerini ben de erken buluyorum o sebeple hep kısa sürelerle aktivite merkezlerine falan götürmeye çalışıyorum
      3yaşında tam zamanlı gitmek isterlerse göndericem ama yuvanın çocuklar üzerindeki pozitif etkilerini de biliyorum gerçekten
      hoş bizim yemek sorunumuz pek olmadı ama genel anlamda uyum sağlayan çocukların anneleri hakikaten şanslı :))
      senin adına sevindim buarada Ataşehir e taşınıyorum gelecek ay ,artık oralara yakın bir yer bulucam gelecek yıl için kısmetse
      hem seni hem de Güneş i öpüyorum

  9. annesiningülü
    23 Kasım 2013 at 01:55 - Reply

    oy canım allah kolaylık versin :D

  10. pelin
    25 Kasım 2013 at 13:02 - Reply

    üff ya doğum izni bitince annem bakacak arin’e bakıcıya gerek kalmayacak diye seviniyorum resmen..annem ve eşim dışında kimseye emanet edemem gibi geliyor..allah yardımcınız olsun valla.. :)

  11. Tuba
    26 Kasım 2013 at 13:40 - Reply

    Yalnız bu üslup da çok fena olmuş. ciğercinin kedisi falan. Allah yardımcınız olsun işiniz zor. Gönlünüze göre versin. Ben bakıcı falan olsam bu yazıdan sonra işimden de insanlardan da soğurdum. Ağır bir genelleme var.

    • Duygu Karataş
      26 Kasım 2013 at 21:56 - Reply

      Birebir yaşadıklarımı kendi üslubumla yazım evet;işim zor çünkü bir türlü gelenlerin gözünü doyuramadım nedense!!!
      Ayrıca benim karşılaştıklarımın hiçbiri bu işi meslek olarak yapmadığından soğuyacaklarını sanmıyorum özellikle bunu ne iş olsa yaparım üstüne de iyi para kazanırım diyerek ülkemize gelen yabancılar için böyle maalesef …

  12. anne iste
    26 Aralık 2013 at 09:07 - Reply

    Sizi Çok iyi anlıyorum. Yardımcı ararken yoruldugumdan kizlarima tek basima bakiyorum. Ve yardimcim olduğu zamanlara göre zihnen çok daha rahatım.