Prematüre İkiz Annesi Anlatıyor 6- Gözde Akbay

 İkiz Annelerinin Hikayelerine kaldığımız yerden İrem ve Demir ‘in annesi Gözde Akbay ile devam ediyorum!
Gözde hem yaşadıklarıyla hem de azmiyle bence örnek bir micro prematüre annesi!
İşte bu sebeple ; 17 Kasım Dünya Prematüre Günü’nde ikiz gebelik ve doğum sürecini bizimle paylaştı…
1)İkiz bebek beklediğini öğrendiğinde neler hissettin?
-Hamile olduğunu öğrenmek inanılmaz bir mutluluk,ikiz bebek beklediğini öğrenmek cidden çifte mutluluk.usg kontrolü sırasında Dr’um müjdeyi verdi, o anı ömrüm boyunca unutamam sanıyorum,çok çok mutlu olduk..Ama tabi bu mutluluğun ardından, zorlu hamilelik süreci ile ilgili endişelerim de hemen oluştu.
2)İkiz gebeliği hem psikolojik hem de fiziksel açıdan oldukça zor,senin gebelik dönemin nasıl geçti?Herhangi bir sorun yaşadın mı?
-Hamillelik sürecim iyi başladı,hiç midem bulanmadı,herhangi bir sorun yaşamadım.Süreç sıkıntısız ilerledi.Ta ki 24.haftaya kadar.24 +4’te ciddi bir bel ağrısı ile başladım güne.Dr kontrolüm sonrası rahimde açılma olduğu tespit edildi,kontrol altında olmam ve doğumu erteleyebilmek adına o gün acilen hastaneye yattım.Tüm engellemelere rağmen sabaha karşı 24 + 4’te doğum gerçekleşti ve Minik mucizelerim dünyayageldi.Bebeklerim micro prematüre olduğu için uzun bir yoğun bakım süreci geçirdik.
Oğlum 2 ay, kızım 3 ay yoğun bakımda kaldı.Kızım prematüre sorunları ile ilgili çeşitli ameliyatlar geçirdi.Prematüre süreci sadece yoğun bakım süresi ile sınırlı değil.Prematüre bebek demek,hele bizimkiler kadar haftası küçük ise, aylar,hatta yıllar süren özel bir süreç demek.Yoğun bakımdan eve taburcu edildiklerinde de özel bir bakım gerektiriyor.Bağışıklık sistemleri zayıf olduğu için uzun bir süre izole yaşadık, hijyen en çok dikkat ettiğimiz noktalardan biri.Çok şükür artık sağlıklı 2 bebek olma yolunda hızla ilerliyorlar.Tabi ki yaşıtlarına göre geriden geliyorlar.yaşıtlarını yakalamalarını hızlandırmak adına fizyoterapi görüyorlar.Hızla gelişme gösteriyorlar.Onlar hızla büyüdükçe, güzel gelişmelerini gördükçe ben daha da güçleniyorum.Onlar gibi güçlü 2 bebeğe sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
3)Sana göre “İkiz annesi” olmanın ,en özel ve en zor yanları nelerdir?
-Bence ikiz annesi olmak, fiziksel ve psikolojik olarak 2 kat güçlü olmayı gerektiriyor.İkiz annesi demek, hep vicdan muhasebesi yapmak demek,sürekli zaman planlaması yapmak demek,organize olmayı yaşam biçimi haline getirmek demek.Aynı anda büyüyen 2 bebegin sınırsız mutlulukları olduğu gibi, sorumlulukları,yorgunlukları ve sorunları da çarpı iki.Bu nedenle ikiz annesi olmak sağlam bir de duruş gerektiriyor.
4)Bakımı zor olsa da kimi zaman diğer annelerden farklı olduğunu hissediyor musun?
-Kesinlikle.Ben ikiz annelerinin özel insanlar olduğunu düşünüyorum.Herkese nasip olmayacak bir mutluluk! Tüm zorluklarına rağmen, kendimi şanslı ve özel hissediyorum.İkizlerim olduğu için de hergün şükrediyorum!
5) Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse varmı ? Her iki evladına eşit davranabilmek için kendince izlediğin bir yöntem var mı?
-Annem ve babam sürekli destekçimiz.Annem olmasa ilk aylar nasıl geçerdi bilmiyorum.Etrafta her ne kadar bakıcı,yardımcı gibi unsurlar olursa olsun Aile desteksiz,ikiz bakımı çok çok zor. Açıkçası her ikisine de eşit davranıyor muyum,kendi içimde halen soru işareti olarak hissettiğim ve hep vicdan muhasebesi yaptığım bir konu.Her ne kadar bakımlarıyla eşit olarak ilgilenmeye çalışsam da eşit vakit ayıramadığım durumlar oluyor.ikisi arasında anne olarak ayrım yapmak zaten imkansız, elimden geldiğince de bunu onlara hissettirmeye çalışıyorum.
6)İkizlerden sonra özel yaşamına nasıl devam ediyorsun?
 İşhayatından tamamen çıktın mı? Çalışıyor musun? Sosyal yaşamın neresindesin?
 Yoksa senin için halen duş almak ve kahve içmek büyük bir lüks mü?
 -Doğum sonrası ilk 11 ay evdeydim.ilk aylar hem hastane süreci ve sonra eve geçmişteki süreç derken,Sosyal yaşamdan uzun bir süre koptuk tabi şartlar gereği.yaklaşık 10 ay önce işine geri döndüm.İşe başladıktan sonra düzenimiz daha da oturdu.çalıştığım için sosyal yaşantım ev hanımı ikiz annelerine göre biraz daha fazla diye düşünüyorum.en azından öğle tatillerimde kendime ve arkadaşlarıma ayıracak zamanım oluyor.bunun dışında ailemin de büyük desteği ile çocukları uyuttuktan sonra eşimle dışarı çıkıp,birbirimize ve arkadaşlarımıza zaman ayıracak vakitler yaratabiliyoruz.
7)İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Gürültülü bir sabaha uyanmaya,kalabalık bir masaya oturmaya ve hatta araba yolculuğuna ,tatile ,her türlü seyahate adapte olabildin mi?
-İkizlerim prematüre olduğundan uzun bir süre izole yaşadık.Bu nedenle bebeklerle sosyal yaşama adaptasyonumuz daha geç oldu.Ancak geçtiğimiz yazı çok iyi değerlendirdik.bulduğumuz her fırsatta ufak geziler ve tatiller yaptık.Artık ikizlerle gezi ve seyahatlere adapte olduğumuzu söyleyebilirim rahatlıkla..
 8)İkiz sahibi olduğunu duyanların ya da görenlerin acıyan ifadeleri /bakışları için ne düşünüyorsun?
-İkiz annelerinin acınacak değil, gerçekten de alkışlanacak konumda olduklarını düşünüyorum.emzirme den,kucağa ve bebek bakımı ile ilgili aklınıza gelebilecek her iş çarpı iki..bu nedenle Şartlar her ne olursa olsun,ikiz annesi, hayatını bebeklerin düzenine organize ediyor ve 2 bebekli yaşama hızla adapte oluyor.
9)Tüm yaşadıklarına rağmen hayata pozitif bakmayı başarabiliyor musun?
-Evet yaşadıklarımdan ve yorgunluklarımdan ötürü her zaman pozitif olamıyorum.İnişler,çıkışlar oluyor zaman zaman duygularımda. Ama genel olarak hayatta umutlu,mutlu ve pozitif olmaya çalıştığımı söyleyebilirim.Şükredecek çok şeye sahip olduğumuzu düşünüyorum.
10) “Tek çocuk hiç çocuk” cümlesi senin için ne ifade ediyor?
-Benim sloganımdır o laf.Tek çocuklu olmak vakit ve sorumluluklar anlamında çok farklıdır mutlaka..Kesinlikle altını çiziyorum; ‘tek çocuk,hiç çocuk’