ÖNCE CAN,SONRA CANAN!!!

Uzun zamandır akran zorbalığı üzerine birşeyler yazmak istiyorum ama nedense zihnim yaz diyor gönlüm yazma diyor…

Peki neden zihnim yaz  diyor ;çünkü insan “anne” olunca  başkalarından  duyup az da olsa fikir sahibi olduğu konularda biraz  daha kontrollü davranabiliyor işte bu konuda diğer annelere yol gösterebilmesi adına yaz diyor.

Gelelim ellerimin neden bunca zamandır yazmaya yanaşmadığına;sorun tamamen çözülmüş olmasına rağmen her an her girdikleri ortamda benzerini yaşayabilme ihtimali beni korkuttuğundan yazmak gelmedi içimden…

Anlatmaya başlamadan önce Akran Zorbalığı diye internet aramalarında gözüme ilişen şu ifadeyi aynen paylaşıyorum;images

“Saldırganlığın bir alt türü olan zorbalık, bir veya birden çok öğrencinin, kendilerinden daha güçsüz öğrencileri, kasıtlı ve sürekli olarak rahatsız etmesiyle sonuçlanan ve kurbanın kendisini koruyamayacak durumda olduğu bir saldırganlık türüdür.”

 

Mevzuya gelince; geçtiğimiz yıl ,ilk kez 5 yarım gün şeklinde anaokuluna gitmeye başladılar.Henüz 2ay geçmişti ki;bir gün okuldan beni aradılar ve sınıftaki arkadaşlarından birinin Defne’ye sarılmak istediğini ama kendisinin bu durumdan hiç hoşlanmadığını bu sebeple arkadaşının daha da ısrarına maruz kalarak ağlamaya başladığını anlattılar.

“Vee Bingo!”  dedim içimden diğer annelerden duyduğum akran zorbalığı denen hadiseyle müşerref olduk biz de :)

Eve gittiğimde kendimi tuttum ve   bunu ima edecek hiçbir kelime kullanmadan her gün sorduğum gibi yine aynı şekilde “Bugün okulda ne yaptınız? Hadi anlatın!” dedim…

Haliyle iki kişi olmaları ve kız çocuk farkından kaynaklanan bir konuşma hevesiyle başladılar anlatmaya…

Ben bugüne kadar kızlarıma kimseyi öpmeleri konusunda hiç ısrarcı olmadım ya da kendilerini öpmek isteyenler (en yakınlarımız bile olsa ) olduğunda hiçbir zorlamada bulunmadım dolayısıyla istemediği birinin kendisine sarılmasından çok mutsuz ve rahatsız olmuştu…

Okul,hemen çocuklarının durumuyla ilgili aileyi görüşmeye çağırdı ve  akabinde benimle görüştü. Aslında bu ilk görüşmede (diğer çocukların başına geleceklerden henüz  habersiz olduğumuz için) konu ,sadece benim kızımın kurban olarak seçilmesinden ve evhamlı yapımın ürettiği soru işaretlerinden ibaretti !

Lakin ilerleyen zamanlarda durum şekil değiştirdi;adını çocukların yanında sürekli kullanmamak için “kovboy” adını taktığımız çocuk her yeni gün birinin saçını çekti,birini itti,birinin üstüne çorba döktü ,birinin oyuncağını kırdı vs…Çocuklarımın bu noktada kendini koruyabilmesi adına “sana vurursa ya da sert bir şekilde sarılmak isterse bağır ve onu it” demek zorunda kaldığıma kendim de uzun bir zaman inanamadım çünkü hep vurmak kötü bir davranıştır diye öğütlerken birden bire kendilerini de savunma yönteminin bu olup çıkması biraz çelişkili oldu elbette.

En önemlisi  bu çocuğun fiziksel şiddetin yanısıra ,sınıf arkadaşlarının yanında öğretmenlere ya da annesine de aynı şekilde davranması nedeniyle sınıftaki  tüm çocuklarda etrafa sümük sürmek,küfürlü konuşmak ,durup dururken tekme atmak vb.gibi  tuhaf tuhaf huylar başgösterdi.Bu noktada anlaşıldı ki ;ciddi bir durum var!

Okul aileyi işbirliğine dahil etti ancak ;aile tamamen parçalanmış olduğundan aslında çok da fazla yardımcı olamadılar…Kimi zaman sözlü ,kimi zaman fiziksel şiddetin olduğunu  duyduğum bir ailede  malesef durum çok içacıcı değildi… Tüm veliler okul yönetimiyle defalarca görüştük bu konuyu ve bu konuda hep şu cevabı aldık ;” şimdi biz bu çocuğu dışlarsak ,ilerde toplumun kaybettiği bireylerden biri olur!”

Evet bunda çok haklı olduklarına tüm kalbimle inanıyor olsam da diğer anneler gibi ben de ÖNCE CAN ,SONRA CANAN demekten kendimi alamıyorum!Ayrıca defalarca kendimi o ailenin yerine koydum ,biz olsaydık ne yapardık diye ama zaten sorunun kaynağı aile olunca bu noktada çocuğun hiçbir suçu yok!

Bu zor dönemde benim kızlarım okula gitmek istemediler ben de okuldan bu konuda ekstra bir özen isteyerek mutsuz olmadan devam etmelerini sağladım.Aslında eşim bu konuda benden daha radikal bir kararla “alalım çocuklarımızı gitmesinler!” fikrindeydi  ama yeni bir okul ,yeni insanlar ve yeni potansiyel sorun yumaklarına öncelikle ben hazır olmadığım için zor olanı seçerek devam etmelerine karar verdik!

Zaman içerisinde okulun yoğun çabalarına karşın bazı negatif davranışlarında “sönmeler” oldu ancak özellikle benim kızlarım her hoşlarına gitmeyen olayda kovboy’un adını bir şekilde konunun içine katarak örneklediler… O şöyle yapıyor ,O böyle yapıyor ama O’nun şu davranışı çirkin değil mi ???

Bu durum bizi inanılmaz rahatsız etmeye başlamıştı,defalarca yeter artık O çocuktan bahsetmeyelim dediğim çok zamanlar oldu.Açıkçası işte o anlarda sevgisiz büyütülen ama ne yazık ki ailesini seçme şansı bulunmadığı için sorunun tam merkezinde duran bu çocuk için ,okuldan gitse  ve bu mevzu da burda  bitse dediğim çok oldu!Kulağa çok bencilce gelebilir ama anne olunca fayda/zarar ilişkisine malesef objektif bakamıyorum ben!

O “farklıydı” (mental ya da fiziksel  olarak eksik anlamında değil)çünkü zaman zaman arkadaşlarına öğretmenlerine daha sert daha olağandışı  davranışlar sergiliyordu…Evet!Sınıftaki bütün çocuklar öncelikle buna ikna oldular…Okuldaki uzmanlar davranışlarını düzeltebilmek adına bazen sınıfta bazen sınıf dışında  eğitimlerde  bulunarak düzelmesine yardımcı oldular.

Tüm bu davranışlarının altında yatan  ,sevgi açlığı,sevilme çabası,önemli hissedilebilme gayesi,dikkat çekebilme arzusu ve belki de en acısı gördüğü şiddet(!) gibi sebeplerin derinlerine inildiğinde belki de o çocuğu alıp göğsüne yaslamak gelir insanın içinden ancak her an acaba benim çocuğum tehlikede mi düşüncesi de bir anneyi delirtmeye yetecek potansiyelde bir fikir aslında…

 

Şuanda durum nedir derseniz eğer ,kovboy yaz gelmeden okuldan ayrıldı!

İlk başıma gelen günlerde sıkıntılı zamanlar geçirmiş olsam da gerek akran zorbalığı konusunda gerek bu konuya dahil olan  okul yönetiminin , çocuğun ailesinin tavrı vb.gibi konularda  ilkokul döneminde belki de bin beteriyle (!) karşılaşacağımız bir mevzuda erkenden tecrübe sahibi olduk…