Mart ayı demek özlem demek!

Eşimin her yıl mart ayında mutlaka gitmesi gereken biri yurtiçi diğeri yurtdışı iki ayrı fuar seyahati var.

Önce Çin/Hong Kong ardından İzmir …

İstisnasız her yıl aynı tarihler ve yaklaşık 20-25gün süren oldukça uzun bir ayrılık …

İşte bu nedenle biz de mart ayı genel olarak özlemekle geçer!

Ama bu yıl, çok kanıksadığımız bu seyahat ayı öncekilerden daha bir uzun geldi daha bir zor geçti…

Sebebi malum babasının yokluğunu artık farkeden iki küçük hanımla gün saymak elbette kolay değil!Geçen yıl beşiklerinde yatan henüz 2aylık bebekler olduklarından sanırım herşey daha kolaymış :)

Bu sene ordan oraya koşuşturan ,kafamı çevirdiğim an yeni bir aksiyon yaratan,her kapı çaldığında “baba” diye sayıklayan iki çocuğun sorumluluğu daha bir ağır geldi!

Neyseki burada herhangi bir tatsızlık olmadı ,babamız sağlıkla gitti ve döndü.Şimdi ise İzmir’de.

Tüm yıl boyunca kısa süreli sık seyahatleri olsa da ben kızların artık herşeyi anladıkları bu dönemdeki özellikle Uzakdoğu seyahatinin sonucunu çok merak ediyordum.

Eşim oldukça uzun bir uçak yolculuğunun ardından sabah 6 ‘da eve geldiğinde uyuyan küçük prenseslerden önce Derin uyandı.
Babasını gördüğünde hafif utangaç edasıyla bir tebessüm belirdi yüzünde :) ama hemen atlamadı babasının kucağına ,kafasını sakladı mesafeyi korudu!

Anladık ki Derin hn.babasına küsmüş,ardından her yeni objeye merakla baktıklarından eşim bir heyecanla kızlara aldıklarını çıkarmaya başladı valizden.

“Bak sana bunu aldım” derken Derin’in eline bir çift spor ayakkabıyı uzattı,hiç bakmadan babasına resmen fırlattı ayakkabının tekini adeta bu kadar zaman yoktun bunu almak için mi bizi bıraktın der gibiydi önce güldük ama sonra tavrı hakikaten çok dokunaklı geldi.

Kısa bir süre sonra tabiki atladı kucağına babasının sarıldılar ,öpüştüler,koklaştılar…

Valizi deşip hediyelere daldı.

Defne uyanıp babasını gördüğünde neler yaşandı işte onu hiç uzun uzun yazmaya gerek yok çünkü o sabah ig de paylaştığım bu resmi çekerken baba-kız uzun uzun sarıldılar, birbirlerine bakıp gülümseyip tekrar tekrar sarıldılar…

Anlayacağınız üzere oldukça uzun sürdü,hepimizin gözleri doldu orası ayrı …
Bu hasretle geçen ayın sonunda İzmir seyahatinden dönen babalarını bakalım nasıl karşılayacaklar ?

2 Yorumlar

  1. Ada ve biz(ama ıssız değiliz)
    28 Mart 2013 at 11:48 - Reply

    Blogu inceledim ve prenseslerin doğum tarihi benimle aynı şimdiden daha içim ısındı onlara çok tatlılar maşallah.Babalarının onları bırakıp gittiğini bundan sonra daha iyi anlar ve çok farklı tepkiler verirler,benimde eşim gemiciydi Ada 15 aylıkken geldi aralarda 1 günlüğüne geldiğinde hemen kucağına gitmez hatta yüzüne tuhaf tuhaf bakardı :)

  2. essra
    28 Mart 2013 at 14:13 - Reply

    evet buyudukce ayriliklari daha cok anliyor ve anne babayi daha cok ozluyorlar bizde bunu son seyahatimizde anladik:) ama neyseki sizinde ozlem dolu gunleriniz sona ermis :) bu arada headerin cok guzel olmus! yakinda bende yenilicem firsat bulabilirsem:))