İKİZ HİKAYELERİ 37 – Emel Demir

İKİZ HİKAYELERİ ‘nde bu kez bambaşka bir paylaşım  var … Rana ve Irmak’ın annesi Emel  tüm samimiyetiyle ,sıcacık anlatımıyla ikizlerine kavuşma hikayesini paylaşıyor …

 

IMG-20140831-WA0009

 

Hayatımın en mutlu günüydü. Dile kolay 2 senedir çocuk istiyorduk eşimle ama Rabbim nasip etmiyordu. Düzenli kontrollere rağmen polikistik over sendromu nedeniyle  yumurtlamayı düzenleyici ilaçlar kullanmam gerekiyordu. Yumurtalarım olgunlaşıyor ,çatlıyor fakat bir türlü bebeğimiz olmuyordu. Benim gibi çok bebek isteyenler bilirler yapılan gebelik testlerindeki tek çizginin yarattığı hayal kırıklığını.İşte 2 senemiz bu ve buna benzer hayal kırıklıklarıyla geçti.

En sonunda artık tam vazgeçmişken , Marmaris tatili dönüşü  bir rüya gördüm ; rüyamda kocaman bir balina çıkıyordu  ve denizden sarılıyordum balinaya.Sabah uyandığımda neredeyse emindim artık anne olduğumdan hiç bir sebebi yokken içime doğuvermişti işte.

Hemen gidip bir gebelik testi aldım ve nefesimi tutarak sonucu bekledim. Çift çizgiyi gördüğüm an işte o gün hayatımın en mutlu günüydü :)
Ertesi gün yaptırdığım kan testi de hamile olduğumu doğruladıktan sonra kesenin görünmesi için 2 hafta daha beklemem gerekiyordu.

Nihayet 2  hafta geçti ve doktorum işte keseyi gördük dedi ve hemen ardından bir kese daha var dedi. İlk duyduğum an tamamen
şok oldum! İnanamadım ama içimi çok büyük bir heyecan sardı adeta karnımda kelebekler uçuştu.

Çığlığımı içimde bastırdım ve sordum “kesin mi ?” diye.

Beklemek bitmiyordu bu hamilelik işinde…Üstelik hiçbirşey hiçbir zaman anında kesin olmuyordu :) Çok sabırsızdım ama 2 hafta daha beklemem gerekiyordu çünkü ;kese kaybolabilirdi ya da yaşamaya devam edip içimde can bulabilirdi…

Ve nihayet iki hafta daha geçti, ben bebeklerimin kalp atışlarını duydum. Güp güpler dedi eşim ilk duyduğu anda :) Minicik kalpleri güp güp atıyordu bebeklerimin. İçimde iki can taşıyordum, benim bedenim iki cana hayat veriyordu. Ben, onları noktadan küçük görürken onların orada kalpleri atıyordu. Bu nasıl bir mucizeydi Allah’ ım. İşte o günden beri her gün  dua ettim kızlarıma hayırlısıyla kavuşmak için.
İkiz gebelik tehlikeliydi, düşük riski vardı.Bankada çalışıyordum işim çok stresliydi Kve ilk üç ay kasıklarımdaki ağrı  geçmedi. Progestanın hem jelini hem de ağrıdan yürümemi engelleyen iğnesini kullanıyordum düşük tehlikesi sebebi ile. Bel ağrısı, düşük korkusu, iki haftada bir sabırsızlıkla beklediğim kontroller derken ilk üç ayı atlattık …
Benim gebeliğimin en kötü haftası 20.haftada yapılan dörtlü tarama zamanıydı.Kastamonu’da ayrıntılı ultrason cihazı olmadığı için Samsun’da bir profesöre gittim. Çok iyi bir doktordu tabii ki doktorluğuna lafım yok fakat beni çok üzen bir olay yaşamama sebep oldu. Her kontrolde iki bebeğimin de sağlıklı olması için bir gece önceden dua etmeye başlıyordum. Bu kontrolde de çok heyecanlıydım.Doktor bebeklerimi tek tek inceledi . Soldaki bebekte yani Rana kızımda göbek kordonunda iki atar bir toplar damar olması gerekirken tek atar tek toplar damar vardı. Böyle bebeklerde erken doğum, kalp rahatsızlığı, ya da down sendorumu gibi riskler olabilirdi. Amniyosentez önerdi ya da pirana test denilen kan testi. Karnıma ağrılar giriyordu doktordan ayrıldığımda ve bir hafta hiç durmadan ağlamanın sonunda eşimle karar verdik. Allah’a bırakıp tevekkül edeceğiz ve bebeğimize sağ salim kavuşacağız çünkü amniyosentez bebeğimi kaybetmeme sebep olabilirdi.

Bunu göze alamazdım. Ne olursa olsun ,nasıl olursa olsun o  benim kızımdı ve Allah’ın bedenime  koyduğu canı almak benim haddim değildi. Sonraki aylarım hep dualarla ama endişe dolu geçti.  30. haftaya geldiğimde kasılmalarım başladı artık.İzne ayrıldım ve doğuma kadar hiç hareket edemedim.Gece uyuyamıyordum, yürüyemiyordum  beklemek çok zordu artık…

Kontroller sıklaştı  derken doktorum tarih verdi ve 36. haftada kavuştum bebeklerime. Epidural sezaryen ile kucağıma aldığım bebeklerimden önce Rana kızımın ağlamasını duydum bir dakika sonra da Irmak kızımın. Kızlarımın ikisi de çok sağlıklıydı ve kuvöze bile girmediler.Yaklaşık  2.500gr  doğdular ve doğar doğmaz emdiler. Bebeklerimin emmelerinde problem yoktu fakat benim sütüm hiç artmadı. Herşeyi denedim ama nafile!Bu benim moralimi bozsa da elimden gelen  birşey yoktu. İlk 3 ay ağırlıklı olarak mama takviyesi ile beslendiler, daha sonra tamamen mamayla devam ettik  benim kızlarım gayet iştahlıydı  çok çabuk kilolarını toparladılar bu da benim şansımdı diyebilirim.

Hastaneden çıkarken bizi eve ziyaretçi kabul etmememiz konusunda uyaran olmadı. 3.5 kilo altında doğan bebekler kilolarını toparlayana kadar çok daha hassas bakılmalıymış meğer. Bebeklerime annemle bakıyorduk ve  zaten  ikizlere bakması çok zordu .

Güne 2 saat uyku ile devam ediyorduk  bir de eve gelen misafirler  vs derken kızlarım birden rahatsızlandılarve   korkunç bir 10 gün yaşadım. Canlarım zatürre olmuşlardı mikrop kapmışlar ve henüz zayıf olan bünyeleri bu mikropla savaşmayı bilememişti. Tam o sırada anneannemin vefat haberini aldık.Annem mecburen Samsun’a gitti. Ben ve eşim Kastamonu’da yapayalnız kaldık , iki hasta bebeğimizle hastanede 5 gece yattık. Bir damla uyku uyumadan geçen beş günün sonunda azimli kızlarım iyileştiler şükürler olsun. Bu da bize ders oldu elbette kızlarımız 3.5 kiloya gelinceye kadar eve ziyaretçi kabul etmedik. Çabuk toparladılar o sırada  annem de tekrar bana yardıma döndü.
Ben kızlarıma hep annemle baktım. Allah bin kere razı olsun beni hiç yalnız bırakmadı. 4. aydan sonra kardeşim de yardıma geldi ve bebeklerimize 3 kişi bakmaya başladık. Ben bu dönemde işten ayrıldım. Kızlarımı en azından 3 yaşına kadar kimseye bırakmaya gönlüm el vermedi. 3 ay Samsun’da 3 ay Kastamonu’da kalarak bakmaya devam ediyoruz bebeklerimize.Ailem Samsun’da yaşadığı için tamamen bırakıp gelemiyorlar biz de böyle bir yol bulduk.Başka birine emanet etmektense biraz zahmetli bir yöntem ama kızlarım için herşeye değer!

İkizlerle özel yaşam 6. aydan sonra başlıyor diyebilirim. Şimdi bile çok zor fakat ilk aylarda her dışarı çıktığımızda kıyamet koparak dönüyorduk evimize yolda ağlamaya başlıyorlar ve hiç susmuyorlardı. Bebek arabasında uyumayı sevmiyordu Rana halen de sevmiyor,uykusu gelince yer yerinden oynuyordu.Irmak da onun sesine uyanıyordu. Seyreyleyin eğlenceyi :)

Artık en azından iletişim kurabiliyor, oyunlar yapabiliyor, akşam gezmelerine gidebiliyoruz…
İkiz bebek sahibi olduktan sonra hiç kızmasın diğer anneler ama tek çocuğa tek elimle bakarım dedim :)

iki ayrı beden iki ayrı  karakter onlar ; Rana çok nazlı ve tam anne bağımlısı ,beni gördüğü an kucak istiyor.Adeta sevgi aşığı  bir yapısıi var ve çok hassas. Irmak ise cabbar yerinde durmuyor. Döneyim sürekli hareket edeyim ,yuvarlanayım devamlı muzurluk peşinde.

Dolayısıyla Rana’yı çok kucağıma alınca Irmak küsüyor bazen. Hemen dönüp onu da kucaklıyorum. Eşit davranmak gitgide zorlaşıyor :)

iki farklı ihtiyacı aynı anda gidermek imkansız! Bebeklerine tek başına bakan ikiz annelerinin önünde saygıyla eğiliyorum. Ben asla tek başıma bakamazdım!!!

İkiz annesi olmak ; her yerde ayrıcalık. Yolda insanlar durup birbirlerine sizi gösteriyorlar. Durdurup resmimizi bile çekenler oluyor. İnsan kendini çok özel hissediyor. Allah ‘ın verdiği bu mucizeye bakıp hayran kalmamak mümkün mü?

Binlerce kez şükürler olsun!

Biz daha yolun çok başındayız ,kızlarım henüz 7 aylık . Daha bizi bekleyen çok zorlu macera var biliyorum.  İkiz anne adaylarına en önemli tavsiyem ;kendinizi zamanın akışına bırakın ,rahat olmaya gayret edin  elbet bu zor ve uykusuz günler bitecek :)

Sevgiyle kalın!

2 Yorumlar

  1. ayten
    20 Kasım 2014 at 22:42 - Reply

    Canim cok guzel bi duygu gercekten ikiz annesi olmak bende ikiz annesiyim biri erkek biri kiz ve tek basima bakiyorum okadar zorlaniyorumki disimin iltihabi bogazimin faranjiti hic gecmiyo ama onlarin bikere anne diye sarilmalari herseye degiyor

  2. Merhibo
    4 Aralık 2014 at 11:16 - Reply

    Bende bir ikiz annesiyim. Biri erkek biri kız. Aynı zamanda çalışıyorum. Ben işte iken bakıcı bakıyor. İşten gelince alıyoruz. Ev-iş-Çocuklar arası mekik dokuyorum.Eve gidince bazen yarım saat bile oturmadan yatma vaktinin geldiğini görüyorum. Çok şükür sırtım rahatladı diyorum. Ama gerçekten ikiz annesi olmak farklı bir duygu ve çok güzel. Rabbim üçüzleri olanlara yardım etsin diyorum. Ayten hanımında dediği gibi vücut dinlenmediği için hastalıklar peşimizi bırakmıyor. En son bir ay önce doktora gittiğimde vücut direnciniz çok azalmış dedi. eee normal değil mi ? O koşturmaya.. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.