İKİZ HİKAYELERİ 36 – Esra Özüpek Şafak

İKİZ HİKAYELERİ ‘nde tek yumurta ikizleri Emre ve Arda’nın doğum süreci ve sonrasında yaşadıklarını ikiz annesi sevgili Esra anlatıyor…

 

DSC_2619

 

İşyerinde rahatsızlığım sebebiyle kendi doktorum dışında en yakın hastaneye giderek muayene olmak durumunda kalmıştım.İlk kez karşılaştığım bu doktor bir değil iki bebek taşıyor olabileceğimi ama  erken olduğu için henüz net değil demişti.O gün işe döndüğümde arkadaşlarımla birlikte bunun çok geyiğini yaptık hiç ihtimal vermedik.

Bir hafta sonra kendi doktorumuza gittiğimizde doktorum Bahar Çağlar ikiz bebek taşıdığımı söyledi.Tabi eşimle ufak çaplı bir şok yaşadık.Doktorumuza tekrar tekrar ” emin misiniz ?” diye sorup , tekrar tekrar kalp atışlarını dinlemek istediğimi hatırlıyorum.Eşimle hastaneden çıktık bir süre hastanenin önünde durduk, bekledik, düşündük, güldük, ailelerimizi arayıp bu haberi onlarla paylaştık.
Bu keyifli kısmın ardından  aslında hamileliğimin pek tadını çıkartarak yaşayamadım desem doğrudur.Tek yumurta ikizleri benim meleklerim ve tek plesanta ile besleniyorlardı.En önemli özelliği birbirleriyle damarsal bağlantı kurmalarıydı.Bu nedenle ikizden ikize transfüzyon (kanlarının karışması ) ve birinin diğerinden daha az gelişme riski vardı.Zamanla bebeklerimden biri daha az gelişmeye başladı.Tüm olabilecek seneryolar bana her kontrolümde hatırlatılıyordu.Aynı anda birçok hastaneye gidip birçok doktorla konuşuyorduk.Bu risklerden dolayı her hafta detaylı ultrasonla bebeklerin muayenelerini sağlayıp sonuçları karşılaştırıyorduk.Bu dönemde bana en başta eşim, kızkardeşi Aysun, kardeşim Çiğdem, arkadaşlarımdan özellikle Hatice ve Banu çok destek oldu.Onlar olmasa pozitif düşünüp bugünlere gelemezdim.Derken ben hamileliğimin nasıl geçtiğini karnımdaki kuzularımı düşünürken hiç anlayamadım…

15 ağustos 2013 günü rutin kontrole gittiğimiz bir gündü.Acil doğuma alındım.Hazır değildik  çünkü daha miniciklerdi .Doğumdan sonra yanımda olmayıp küvözde kalacaklarını biliyordum ama yine de bu kadar kötü hissedeceğimi tahmin etmezdim.

17:10 Arda 17:15 Emre dünyaya geldi. Emre’m… boyu 36 cm ağırlığı 1100 gr, Arda’m boyu 44 cm ağırlığı 1690 gr.

İlk kez onları görmek için yoğun bakıma indim ve camdan baktığımda küçük desem değil,minik desem değil…Allah’ım bunlar benim mi,nasıl tutunacaklar hayata dedim kendi kendime .Küvözde geçen günlerimiz böylece başladı ;o güne kadar prematüre olarak duyduğum kelimenin sadece anlamını biliyordum. Arda 30, Emre 45 gün kaldılar küvözde. Bu arada ameliyatlar,rop muayeneleri,beyin usg’leri,tahliller yoğun bakım ünitesinde geçen günler…Benim lohusalığım hastanelerde kuzularımın görüş saatini beklemekte geçti.

İlk 2,5 ay anne sütü verebildim.Onların küvözde geçirdiği günlerdeki stresimden dolayı malesef mama takviyesine başlamak zorunda kaldım.Bebeklerimin bakımında kayınvalidem en büyük destekçimdi.O benim en büyük şansımdı.Kolik bebeklere sahiptim ve sabahlara kadar hiç uyumayıp onların gaz sancısından ağlarkenki çığlıklarına çözüm bulmaya çalışıyorduk, tek başıma asla iki bebeğin bu sorunuyla başedemezdim. Neredeyse kucağımızda sabaha kadar gezdirmediğimiz bir günümüz bile olmadı.Ağlak bi bebekten daha kötüsü, ağlak iki bebek.Bu gaz illeti yüzünden evimde ağlamadığım köşe kalmamıştır.
İki evlada aynı anda sahip olmak gerçekten en büyük zenginlik.Herseyden önce kendimi iki melekle ödüllendirilmiş özel bir insan gibi hissediyorum… Ama eşit davranma hususuna gelince vicdanım hep rahatsız!  Biberondaki sütü milim milim aynı doldururum,acaba birinin yumurtası daha mı büyük diye iki yumurtayı karıştırıp çırpıp ikiye bölerim, eşim bakkala gittiğinde sırasıyla götürür vb. gibi….

En kötüsü de ikisi birden ağladığında hangisi diye düşünmeden  ikisini birden aynı anda kucağıma alıyorum.

Bu yüzden sabahları  uyandığımda ciddi bel ağrılarım olmuyor değil hani önce kamyon sonra da tır çarpmış gibi hissediyorum çoğu zaman :)

Arda ve Emre ailemize katıldıktan sonra hayatımız tamamen değişti.Eskiden sabahlara kadar oturur akşama kadar uyurduk.İyiki uyumuşuz artık böyle bir imkanımız yok.Bugünlerimizin yerinede uyumuşuz.Çocuklarımın en güzel günlerini ilk ben göreyim istedim ve iş hayatından ayrıldım.İlk adımları,ilk kahkahaları,ilk kelimeleri,ilk cümleleri…Gözümün içine bakan iki çift göz.Onları bırakıp işe dönemedim.Şu an tek başıma ilgileniyorum herşeyleriyle.Hiçbir anlarını kaçırmadan…onlarla birlikte anne olmanın ne kadar mucizevi birşey olduğunu hergün yeniden  görerek !

Öldükten sonra görür müyüm bilmem ama, ölmeden cennetimi görüyorum onlara her baktığımda…Onlara duyduğum aşk, ne bir eksik ne bir fazla…bir elmanın iki yarısı herbirşeylerim..

 

Kahkahalar,oyuncak kavgaları,birinin bunu yerim  diğerinin yemem diye ağlamaları…Eşim çoğu zaman “bu nasıl ev tımarhane gibi” deyimini kullanır…
Gezmelere çok sık çıkmayı tercih etmeyenlerdenim.Arkadaşlarım bu konuda çok sitem eder bana.Ama mamaları, kıyafetleri ,bezleri vs derken yapılan hazırlık inanın evime gelen misafiri ağırlamaktan daha zor.Bir doktor kontrolüne gitmek bile bazen tatile gitmek gibi ön hazırlık gerektiriyor.İkiz annesi olmayan bunu tam anlayamaz.Bazen bebeklerimin birini alıp dışarı çıkmak zorunda kalıyorum.Çocukla çıkmış gibi hissetmiyorum bile…Ben üçüz ve dördüz anneleri önünde saygıyla eğiliyorum buarada.

Çocuklarım 1,5 ay gibi uzunca bir süre yoğun bakımda kaldıkları için halen kendi odamdan hala ayıramadım.Aynı odada yatıyoruz bazen odaya bakıp yatakhane gibi deyip gülüyoruz…Hep gözümün önünde olsunlar istiyorum.Misafirliğe bile gitsek başka odaya götürüp yatırmam gözümün önünde uyurlar.Ne kadar doğru tartışılır, ama annelik işte bir süre daha böyle gidecek sanırım.

İkiz bebek bekleyen annelere en önemli tavsiyem elbette her ikiz annesinin söylediği gibi bol bol uyusunlar.Ayrıca hamilelikleri süresince internetten olumsuz düşünceleri okuyup güzel anlarının tadını kaçırmasınlar.Bol bol müzik dinlesinler ,sinemaya gitsinler, tatile gitsinler.Zira biz artık şikayetçi olmamakla birlikte bunların hiçbirini yapamıyoruz…

2 Yorumlar

  1. beyza
    10 Aralık 2014 at 18:07 - Reply

    size nasıl ulaşabilirim benimde bebeklerim monokoryonik diamnotik sizinle görüşmek isterim
    okurken ağladım yazdıklarınızı ..harika bir duygu olsa gerek

  2. Esra özüpek şafak
    9 Şubat 2015 at 01:27 - Reply

    Beyza hanım çok geç gördüm yorumunuzu inş sağlıklı bi şekilde bebeklerinizi kucağınıza almışsınızdır.beni face’ten Esra Özüpek Şafak ismimle aratıp ekleyebilirsiniz.