İKİZ HİKAYELERİ 33- MÜGE KAYA

İKİZ HİKAYELERİ İzmir’den yeni bir hikayeyle devam ediyor! Instagram hesabında paylaştığı şahane karelerle ,beni benden alan bir ikiz annesinin yaşadıkları var bu kez…

İşte Ece ve Ela ‘nın annesi aynı zamanda profesyonel fotoğrafçı sevgili Müge’nin hikayesi..

 

_MG_5285 copy

 

İkiz bebek beklediğimi ilk öğrendiğimde Amsterdam’da tek başıma muaneye gitmiştim. Doktora ilk söylediğim şey “ben kendimi zor taşıyorum, onları nasıl taşıyacağım?” olmuştu buna rağmen gebeliğim çok rahattı, hiç zorlanmadım. 50 kg başlayıp 73 kg bitirdim. Gebeliğimde hiç yatmadım diyebilirim , devamlı ayaktaydım. Kramp problem biraz yaşamıştım ama çok kısaydı. Genel olarak çok mutlu bir hamilelikti. Yalnız şunu itiraf edeyim ben çook mutlu bir hamilelik geçirip sonrasında kendi plansızlığımın kurbanı olup çok mutsuz lohusa dönemi geçirdim. Hep anne sütüyle besleyeceğimi düşünüp biberon bile almamıştım. Eve çağırdığımız hemşire söyleyince biberon aldık o kadar hazırlıksızdık! 11 kg tam olarak üstüme yapıştı kaldı, karnım sanki 3.bebek doğacak kadar şişti (çok moral oldu değil mi? J). Kilolarımı 1 sene sonra verebilmiştim.

Kızlarım Ece ve Ela , 36.hafta bitiminde  dünyaya geldiler. 2570 ve 2840gr olarak doğdular. İsimleri eşimle benim isimlerimizin birleşiminden oluşuyor. Müg(e)C(e)lal Ece ve Ela!

Anne sütünü başta ikisine de vermeye çalışırken, Ece çok kilo kaybedince (memede yormuşsunuz yorumunu da alınca) ona hep önce mama vermeye başladık, ve memeyi bıraktı.Sanırım geri bakınca ah keşke meme ile devam etseydim dediğim, en pişmanlık duyduğum nokta budur. Ela ise hep anne sütü ve ardından mama ile beslendi. Sağıyordum ama çok az süt çıkıyordu.

Çocukların ilk 2.5 yılında evimizde yatılı bakıcı vardı. Yabancıydı, sonrasında haftanın 5 günü yardımcı, şimdi ise anaokulunda oldukları için 1.5 gün gelen bir temizlikçimiz var.

İkizler doğduğunda çalışmıyordum ancak 4 aylık olduklarında hiç düşünmüyorken kaçırmak istemeyeceğim bir iş teklifi geldi. Ama ben aynaya bile bakmaya fırsat bulamazken hem de bebeklerim minicikken nasıl çalışacağım diye işi çok da istemezken çevremdeki herkes “çalış” dedi, ben de biraz ağlaya ağlaya kabul ettim. 6 aylık olduklarında işe başladım. Benim açımdan çok şey değişti, bakımlı, eskisi gibi kendine güvenen biri olmuştum. Evde 2 bakıcı vardı, ilk yıl eve 4 te geliyordum herşey güzeldi. İlk yıl sonunda süt iznim bitince 6.30’da eve gelmeye başladım. Ben geldiğimde hep en kaprisli saatlerine denk geliyordum. İş yerindeyken çok rahattım, eğlenceli ve sosyal bir ortamdı ama ev kabus şeklinde geçiyordu. Yurtdışı seyahatlerim oluyordu, onlardan uzaklaştığımı hissediyordum. 20 Aylık olduklarında onlarla daha fazla vakit geçirmek için işi bıraktım ve sonra en sevdiğim hobimi işe dönüştürüp profesyonel olarak fotoğrafla ilgilenmeye başladım. Şimdi herşey daha güzel.

“ikizlerin gebelik haberini aldığımda  da ,bu güzel haberi sevdiklerimle paylaşırken onların ilk duydukları andaki tepkilerini unutmamak için fotoğraflarını çekme projesi yapmıştım.”

İkiz bekleyen annelere en önemli tavsiyem; Hazırlık! Herşeyi planlasınlar. Kimden nasıl destek almak istiyorlar hepsini önceden planlasınlar. Aileler ile ilişkiyi iyi tutsunlar (her iki tarafla da).

İkiz annesi olmak hep vicdan muhasebesi yapmak, hep büyük bir terazide oradan oraya atlamak gibi…Eşit davranmaya çalışmak, devamlı diğerinin nabzını tutmak, biraz anı yaşayamamak da var…ama ana yüzlerce şey sığdırdığımız kesin. Kesinlikle Pratik olmayı gerektiriyor. Aktif, Pratik, Rahat olmak…

“İkiz annesi olmak tatlı bir delilik!”