İkiz Anneleri Anlatıyor 9 – Senem Uysal

Karlı bir aralık gününde içinizi ısıtacak,hayata ve ikizlerine sımsıkı tutunmuş güçlü bir ikiz annesinin doğum hikayesi var blogda!

Lorin ve Efe’nin hepinizin bildiği nam-ı diğer muffinlerin annesi sevgili Senem gebelik dönemi ve doğum sonrasında yaşadıklarını paylaşıyor!!!

1) ikiz bebek beklediğini ilk öğrendiğinde neler hissettin?Ailenle ve sevdiklerinle bu haberi nasıl paylaştın?

Çok şaşırdım iki tarafta da ikiz olmasına rağmen aklımdan hiç geçirmemiştim… Hatta doktoruma şaka yapıyorsunuz deyip elini itmişliğim var :)
Ailelerimizle hemen bu haberi paylaştık ,herkes önce şok oldu ama sonrasında şokun yerini sevinç çığlıkları aldı.

2)İkiz gebeliği hem psikolojik hem de fiziksel açıdan oldukça zor,senin gebelik dönemin nasıl geçti?Herhangi bir sorun yaşadın mı?

Psikolojik olarak çok rahattım bir sıkıntım yoktu ama fizyolojik olarak geçirilebilecek en sorunlu gebeliklerden birini geçirdim diyebiliriz.Bulantı,kusma,böbrek tası,kaşıntılar,kasılmalar…

Nefes alamıyordum. Sadece göbeğim şişiyordu ve bebekleri taşımakta çok zorlanıyordum.Zaten 37. haftada vücudum dayanamadı ve yüz felci geçirdim.Aman okuyan gebe adaylarının gözü korkmasın yılların hocası doktorum bile ‘son yıllarda hiç bu kadar bu kadar problemli bir gebelik görmemiştim’ demişti. Ben tüm bu saydıklarımı birarada yaşamşken ,bir kez kusmadan doğuma giden arkadaşlarım var.

3)Kaçıncı haftada, ne şekilde dünyaya geldiler?Planlı mı yoksa sürpriz bir doğum mu oldu?Bebeklerin doğum kilolarını paylaşmak ister misin?

37. haftada geçirdiğim facial paralize ile bir hafta öne çekildi doğumum.Hayattaki en büyük arzularımdan biri normal doğumla ikiz dünyaya getirmekti ama zaten bu şansımı tamamen kaybetmiştim. Eğer bunu beceremezsem bari epidural olsun diyordum.Felç hamilelikle vücutta ilerlediği için ve trombositim çok düşük olduğu için epidural anestezi şansım da olmadı.Neticede en istemediğim şekilde genel anestezi ile bebeklerimi kucağıma aldım.

Lorin 3 kg ağırlığında ve 50cm boyunda ,Efe ise 2790kg ağırlığında 49cm boyunda dünyaya geldiler!

4)Doğum sonrası “lohusalık dönemi” nasıl geçti ?Gebelikte aldığın kiloları verebildin mi?

Bu tarz dönemsel kavramlara inanmıyorum ben. İnsanlara sendromları çeşitli kalıp ve zamanlarla sunup bileşkelendiriyorlar kendileriyle sonra bu dönemde yapılan her şeyin bir ismi hakkı oluyormuş gibi oluyor.Tıbben kabul edilse de benim için ‘lohusalık sendromu ‘ mantıklı değil.Hiç lohusalık yaşama fırsatım olmadı zaten.Sezeryandan 2 gün sonra tamamen ayakta ve koşturuyordum çoğu zaman dikişim olduğunu unuturak!

Genel olarak pozitif ve yapıcı biriyimdir. Beni bu süreçte en çok sarsan olay rahatsızlığım nedeniyle steroid kullanmam oldu. Bunun sütten bebeklere geçmiş olma ihtimali ile bizi oldukça yıprattılar.Netice itibariyle uzun süren araştırmalar sonucunda geçmediğine karar verdiler ama hayatımın hiç bir döneminde bebeklerin test sürecinde oldugu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum.… Gebelikte aldığım kiloları 1. haftanın sonunda kullandığım kortizona rağmen tamamen vermiştim.

5)Bebeklerin beslenme protokolü nasıldı?Anne sütü ,devam sütü takviyesi ???

İlk 4 ay neredeyse hiç mama almadılar günde bazen 30-60 cc arası mama takviyesi alıyorlardı. Sütümü genelde sağarak vermek zorunda kaldm çünkü Lorin tüm sütü tüketiyordu :)

4-12 ay arası anne sütü+mama takviyesi aldılar. Sağma işini büyük bir ciddiyet ve disiplinle yaptım şimdiye kadar ve çok emek harcadım.Yakın zamanda özgürlüğümü ilan etmeyi planlıyorum :) Bir de yeri gelmişken bu süt mevzusunu insanların gözlerine soka soka yapmaya çalısan kadınlardan hiç haz etmiyorum. Çok yakın arkadaşlarımın bebeklerine süt veremedikleri için ne kadar üzüldüklerini biliyorum. Bu sebeple “ay şekerim ben onyüzbinmilyon ay emzirdim” diyerek böbürlenen grubun yanında hızla uzaklaşıyorum. Bir annenin içini sızlatmanın başka bir anneye faydası olacağını düşünmüyorum!

6)Bebeklerin ne kadar süre senin odanda yattılar?Kendi odalarına ne zmn geçtiler ?

Anneliğimin bu kısmı çok esnek..Onlar için kendi odalarında yatma sıkıntısı yok.Ama ben bir arada yatmayı seviyorum.Çoğu zaman beraber yatıyoruz.Hatta gece özleyip yataklarından alıp yanıma yatırdığım oluyor.Bu kalabalığı çok seviyorum. Tadını çıkartıyorum.

ikisi aynı odada mı ayrı odada mı yatıyorlar?
Aynı odada yatırmıyorum.

7)Sana göre “İkiz annesi” olmanın ,en özel ve en zor yanları nelerdir? İkiz annesi olduğun için kendini farklı hissettiren hadiseler yaşadın mı?
İkiz anneliği … Kutsanmanın et ile kemik ile vukuu bulmuş hali bence. Kucak kucak mutluluk,aşk…

Nereye dönsen karşılaştığın sana içi parlayarak bakan bir çift göz. Onların iletişimini izlemenin hazzı paha biçilmez. Bir oyunun içinde gibisin çoğu zaman kalabalık ve güzel bir oyunun.

En zorlandığım kısmı cok anneci olmaları.İkisi kucagımda hastanede 5 kat inip çıktığımı biliyorum kimseye gitmedikleri için… Birini uyuturken diğerinin arkamdan ağlaması, Allahım iki kol daha ver bana duaları.. Bir de aralarında ki dengeyi kurabilmek.Birini öperken diğeriyle gözgöze geldiğimde suratında muhtaç bir bakış oluyor ya,işte çağan ırmak o sahneyi görse film yapar :)) Yetememe, yetişememe,dengesizlik hissi en zor kısmı… Annelik bir ipin üzerinde yürümek gibi. Denge, sabır ve dikkat bizi sonuca ulaştırabilecek herşey…

8)İkiz annesini en zorlayan mevzuda yani iki evladına da her anlamda eşit davranabilmek için kendince izlediğin bir yöntem var mı?Vicdan terazisi denen his sence gerçek mi?

Bu konu beni çok zorluyor.Ne yaparsam yapayım yine de o dengeyi 30 yaslarına da gelseler tutturamadığımı düşünüceğimi biliyorum.

9)Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse varmı ? Yardımcı çalıştırma konusunda ne düşünüyorsun?
İkiz bebeklere tek başına bakmanın sağlıksız bir ruh haline yol actığını düşünüyorum. Buna tamamen tek başıma ikizlerime baktığım dönemde bebeklerimin mutsuz olduğunu görerek kadar verdim. İkisine ayrı ayrı özel vakit ayırmalı,beslenmeleri için zaman yaratmalı,anneliğinin dışında ki kadın kimliğini unutmamalısın. Tüm bunlar için bir destek şart. Yardımcım var evet. Ama bu bir mucize demek değil. Hatta cogu zaman daha büyük bir problem.Yemeklerimizi kendim yapıyorum,çocuklarımı kendim uyutuyorum,asla yalnız bırakmıyorum.Bu güne kadar bir kez bile “sen bakar mısın ben 2 saat uyuyayım” demedim. Yatılı olmasına rağmen gece cok acil bir durum olmadığı sürece kaldırmıyorum. Gün içinde rutin işlerim için bana destek olmasını bekliyorum. Mesela şuan bu soruları yanıtlarken yardımcımın bebekleri oyalıyor olması gibi.. Ama iki yaşlarına bastıkları andan itibaren evdeki herkesi postalama sözümü her gün yineliyorum. Senin de bir ikiz annesi olarak bunun ne kadar ferahlatıcı bir durum olduğunu anlayacağını biliyorum. Eşim çok yardımcı bana. Kaka hariç her durumda pratik çözümleri vardır kendisinin :) Ve varlığı beni çok rahatlatlatıyor!

Keşke ailemden biriyle bakabilsem ama malesef… Bebeklerimi bırakabileceğim eşimden sonraki diğer iki isim küçük kardeşim Sevgi ve yakın arkadaşım Serpil… Buna rağmen kendimi klonlatabilsem klonlatırım. Çocuklarım konusunda biraz fazla kontrol düşkünüyüm sanırım… :)

10)İkizlerden sonra,sen özel yaşamına nasıl devam ediyorsun? İşhayatından tamamen çıktın mı? Çalışıyor musun? Sosyal yaşamın neresindesin?

Zamanımı bölmüyorum ve tamamen çocuklarıma odaklanarak yaşıyorum. Kendi şirketlerimiz var arada yardım istediklerinde bile çocuklarımın vaktinden çalıyor gibi hissediyorum. Çalısan bir annenin çocuğu olarak zorunlu haller dışında asla ama asla aktif olarak çalışmayı düşünmüyorum. Bu güne kadar bir yurtdışı seyahati ve en yakın arkadaşımın düğünü dışında hiç ayrı vakit geçirmedik. Ben ve eşim olmayacaksak , anneanne, babaanne,teyzeleri,yardımcımız,dedeleri hatta arkadaşlarımdan birileri mutlaka yanlarında oluyor. Bunun dışında eşimle başbaşa zaman geçirmeye zaman ayırsak da süt ve uyku saatlerine denk getirdiğim organizasyonlar dışında onlarsız çıkmaktan hoşlanmıyorum. Bu sadece köpeğim varken de böyleydi onu da bırakıp bir avmye gitmek yerine sahile gidip onunla yürüyüş yapmayı tercih ediyordum. Hayattan böyle keyif alıyorum. Bugüne kadar hiç bir başarım ,ikisini tek başıma yedirip uyuttuğum zamanki kadar gurur verici olmadı :)

Yoksa senin için halen duş almak ve kahve içmek büyük bir lüks mü?
Eşimi işe geç yollayıp duş aldığımı biliyorum :)

11)İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Gürültülü bir sabaha uyanmaya,kalabalık bir masaya oturmaya ve birden fazla çantayla dışarı çıkmaya hatta araba yolculuğuna ,tatile ,her türlü seyahate adapte olabildin mi?

Hayatın bana getirdiklerini olduğu gibi kabul eden bir insanım. Annemin yetiştirme tarzı buydu. Ciddi bir disiplinle başımıza gelebilecek iyi,kötü,yorucu herşeye hazırlıklı olarak büyütüldük.Araba yolculuğu hariç kalanına çok çabuk alıştım. Arabadan nefret ediyorlar. Ve ben cok panik oluyorum.Çünkü biri kusuyor,diğeri katılıyor.Azmediyorum ama çoğunlukla umutsuzum bu konuda. Belki 1-2 sonra daha rahat ederiz diyorum . Ayrıca ben bile İstanbul’un korkunc trafiğine tahammül edemezken kuzular ne yapsın. Onları bu konuda anlyor ve hak veriyorum.

12)İkizler için bebek arabası marka ve modeli tercihin nedir?İkiz arabası mı iki ayrı puset mi?

Başından beri bugaboo donkey istiyordum ve çok memnun kaldım ilk günden itibaren,şimdi bir de maclaren twin tecno kullanıyoruz. Ama bugaboo’nun performans ve konforuna yetişmesi imkansız. Tek özelliği pratik olması.

13)İkiz sahibi olduğunu duyanların genellikle biraz şaşkın biraz da acıyan ifadeleri için ne düşünüyorsun?

Hayatta mutsuz asla da mutlu olamayacak insanlar olduklarını düşünüyorum. İkiz anneliği tanrının bu dünyada bize cennet kokusunu tattırması bence.Yorucu evet ama baş döndürücü bir mutluluk. En sevmediğim söz “bunlar daha iyi günlerin” … Her günümü bir öncekinden çok hissederek,iletişim kurarak geçiririken nası sağlıksız bir düşünce yapısıdır bunu söyleten bilemiyorum. Anneler birbirlerini korkutmayı çok seviyorlar ne yazık ki…

14) “Tek çocuk hiç çocuk” cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Hiç cocuk değil ama bir ikiz anneliğiyle mukayese kabul etmez :)
Anneliğin her hali çok özel,çok yorucu düşündürücü,özveri isteyen bir sorumluluk.
Bizimkisi x2 hepsi bu, çok da abartmamalı. İkiz annesi oldugu için kendine tolerans gösterilmesini bekleyenler var ki çok gülüyorum. Kimse kimseden üstün eksik değil.Kimimizin işi daha zor ama allah dağına göre kar verirmiş :) Mesela beni hamilelik süreci korkutmasa bir ikiz bebek daha çok isterdim kısmet :)

Teşekkürler ve sevgiler.