İkiz Anneleri Anlatıyor 8 – Özge Küçük Turan

Güleryüzlü ,pozitif enerjisini yüksek başka bir ikiz annesi var bu hafta karşınızda!Cem ve Cemre’nin annesi Özge, tüm samimiyetiyle gebelik dönemini ve doğum sonrasını paylaşıyor…

1-) İkiz bebek beklediğini ilk öğrendiğinde neler hissettin?Ailenle ve sevdiklerinle bu haberi nasıl paylaştın?

Bebeğin cinsiyetini öğreneceğimiz günkü kontrole eşim,annem ve aynı zamanda yakın arkadaşım olan eşimin kuzeniyle gittik.Muayene odasında onlar da vardı yani.Doktorum aynı zamanda ailemizin birçok ferdinin de doktoru olan ve benim çok çok sevdiğim,güvendiğim,saygı duyduğum Prof.Dr.Levent M.Şentürk’tü.Gebeliğimin ikiz olduğunu söylediği ilk anda gözlerim doldu.Eşimin eli elimde ,sımsıkı tutmuşuz.
Tek tek önce  eşimle,annemle ve eşimin kuzeniyle göz göze geliyorum.Onlar  mutluluktan ağlıyorlar ama benim hissettiğim en yoğun duygu o esnada sadece kaygı!
Ne sevindim ne üzüldüm diyebilirim.Ben nasıl yaparım diye düşündüm.Açıkçası biraz el bebek gül bebek büyütülmüş,hayatında makarnayı bile evlendiğinde yapan ben; iki çocuğun sorumluluğunu nasıl alacaktım???
Üstelik iş hayatım da vardı.Kafamda hep bunlar dolaşıyordu.Doktorum bunu  anlamış olacak ki; beni görüşme odasına aldı.Bir psikolog gibi evet bundan sonraki hayatımın zor olacağını ama bütün mutlulukların ikiyle çarpılacağını örneklerle anlattı.Hem iş hayatımın iki kez bölünmeyeceğini izah etti.O konuşmadan sonra rahatladım.Kolay değil.Hiç beklemediğim bir durumdu çünkü.Sonrasında telefonla merakla bekleyenlere haber verdik:)) Herkes çok şaşırdı.

2-)İkiz gebeliği hem psikolojik hem de fiziksel açıdan oldukça zor,senin gebelik dönemin nasıl geçti?Herhangi bir sorun yaşadın mı?
2 – 4. aylar arası aşırı olmamakla birlikte yoğun olarak sabahları bulantılarım oluyordu.Tam işe gitmek için hazırlanıyorsun bir türlü çıkamıyorsun evden.Eşim hep yanımdaydı geçecek aşkım diyerek sürekli teselli ediyordu.
Sonrasındaki dönem  daha keyifliydi.İkiz olduğu için iki haftada bir olan kontrolleri iple çekiyorduk doktora gidene kadar bir stres ya birşey olduysa falan diye.Çıkışta ise ultrason çıktısını ezberlemekle geçti çoğu zamanımız.Fiziksel olarak en büyük sıkıntım sıcaklardı ,evimizde klima olmadığından hamileliğimin son zamanlarının yaza gelmesi beni zorladı.
Normalde sıcağı seven biriyim ama geceleri uyuyamaz,ya cam kenarında ya balkonda sabahlardım.Ayak bileklerim adeta balon gibiydi şişkinliğinden ayak bilek kemiklerimi 6.aydan sonra bir daha göremedim zaten!
Doktorum sık sık yürümemi önermişti.Eşim akşamları işten gelince birlikte yürüyüş yapıyorduk.(bu arada bebekler 6.ayını doldurduğunda özel sektördeki işimden istifa ederek ayrılmıştım.)
Zaten bebeklerin alışverişi için alışveriş merkezlerini gezmek başlı başına keyifli bir spordu benim için.Psikolojik boyutuna gelecek olursak hiç nazlı bir gebe değildim.Hatta doktorum, benim kadar sıkıntısız pozitif bir hastası olduğu ve söylediklerini harfiyen uyguladığım için doğumdan sonra bana ve aileme teşekkür etti.
Eşime de sormak lazım tabi naz durumlarını.
Doğum öncesi ve sonrası durup dururken canı birşeyler çeken,burnuna kokular gelen ben,hamileliğim boyunca hiç birşey aşermedim:) Duygusal olarak hamilelikteki en büyük sıkıntım ise sürekli bebeklerin hayalini kurup duygulanıp ağlardım.Bazen bilgisayardan  ninni açar dinleyip dinleyip ağlardım.
3-)Kaçıncı haftada, ne şekilde dünyaya geldiler?Planlı mı yoksa sürpriz bir doğum mu oldu? Bebeklerin doğum kilolarını paylaşmak ister misin?
Sezaryen doğumdan başka bir alternatifi hiç düşünmedim açıkçası ,bu doktorumla ortak kararımızdı. Cem ve Cemre planlı bir şekilde 37+4. haftada dünyaya geldiler!
Cem:3.350kg , Cemre:2.750 kg olarak sağlıklı birşekilde dünyaya geldi.
4-)Doğum sonrası “lohusalık dönemi” nasıl geçti ?Gebelikte aldığın kiloları verebildin mi?
Doğumdan sonra ,bebekleri ilk kucağıma verdiklerinde net göremiyordum.Herşey flu gibiydi adeta.Tek hissettiğim sıcaklıklarıydı.Gözümden yaşlar süzülerek sıcacıklar deyip duruyordum.Hastanede iki gece kaldık.İlk gün hafif sancılı ve yarı baygın ikinci gün ise biraz daha zor geçti.
Bütün gün gaz sancısı çektim,Levent bey ayrılacağımız gün odaya geldi benim ve eşimin aile bireylerini bir araya toplayıp ufak bir brifing verdi.Bende olabilecek duygusal tepkimeleri anlattı.İkiz olduğu için lohusalık sürecimin zorlu geçebileceğini anlayış göstermeleri gerektiğini izah etti.Eve gidince ağlama nöbeti olabilceğini söyledi.O kadar iyi biliyordu ki,hastaneden çıktığımızda arabada ben,bebekler, eşim ve annesi vardı.Arabada gayet normal konuşurken ben birden ağlamaya başladım hıçkıra hıçkıra delicesine.Filmlerde olur ya burası neresi ben kimim sahneleri.Bir anda yüzleştim gerçeklerle.Anne olmuştum artık, bundan sonra iki tane minicik yürekle birlikte atacaktı kalbim.
Ben bile şaşırıyordum kendime ama engel olamıyordum akıyordu yaşlar gözümden
O günden sonra bir daha da ağlamamışımdır lohusalık sürecimde.Ufak tefek sıkıntılarım, kaprislerim olmuştur belki ama korktuğum kadar tahammülsüz olarak devam etmedi süreç.Fiziksel olarakta 4-5.günde rahatlamaya başlamıştım.
55 kiloyla hamile kalıp , toplam 19 kg alarak 74 kg ile doğuma girdim.Şu anda 59 kiloyum.Tek sıkıntım spor yapmadığım için göbeğimde kalan fazlalık!
5-)Bebeklerin beslenme protokolü nasıldı?Anne sütü ,devam sütü takviyesi ???
Anne sütü ağırlıklı devam sütü takviyesiyle gittik hep.Ek gıdaya geçtikten sonra sabah kahvaltılarını ve gece beslenmelerini devam sütüyle sağlıyordum.Şuan 15 aylıklar ve hala anne sütü alıyorlar.
6-)Bebeklerin ne kadar süre senin odanda yattılar?Kendi odalarına ne zmn geçtiler ?
ikisi aynı odada mı ayrı odada mı yatıyorlar?
İlk 5-6 ay yanımızda tek beşikte yatırdık.Belli bir süre sonra büyüyüp hareket etmeye başladıklarında odalarına geçtiler.İkisi aynı odada yatıyorlar şimdi.
7-)Sana göre “İkiz annesi” olmanın ,en özel ve en zor yanları nelerdir? İkiz annesi olduğun için kendini farklı hissettiren hadiseler yaşadın mı?
İkiz annesi olmanın en zor yanı aynı aşkla ve istekle kucağına gelmek isteyen iki bebeği kucaklayıp saramamak!Böyle anlarda kahroluyorum.Bir gece her ikisi de ateşlendiler ve ağlıyorlar.İkisi de beni istiyor,babalarına gitmiyorlar.Ne yapacağımı bilemedim çaresizlikten.Onlar ağladı,ben ağladım….
Ama en güzel yanlarını saymakla bitmez.Sabahları yatakta iki çocukla cilveleşmek,onların an be an büyümelerini izlemek,birbirlerinin farkına varmalarını,birbirleriyle oynamalarını izlemek.Liste uzar gider…
Farklılık yaşadık mı diye düşününce dışarıda çok ilginç birşeymiş gibi tepkilerle karşılaşıyoruz sürekli.
Aa ikizlermi?Aa hem de bi kız bi erkek mi?Biz o kadar benimsemişiz ki insanların parmakla göstermeleri ve şaşırmaları asıl beni şaşırtıyor!
8-)İkiz annesini en zorlayan mevzuda yani iki evladına da her anlamda eşit davranabilmek için kendince izlediğin bir yöntem var mı?Vicdan terazisi denen his sence gerçek mi?
İlk 6 ay daha çok yaşıyordum o vicdan azabını.Acaba biriyle daha mı az ilgileniyorum  diye hatta eşime de soruyordum sen de böyle hissediyor musun diye.Bazen diyordu.Sonrasında geçti!
Şimdi hiç huzursuz olmuyorum bu konuda.Bazı takıntılarım var ama imkanlarım dahilinde mevcut kapasitemi zorlayarak elimden geldiğince onlara yetmeye çalışıyorum.
Örneğin tabaklara yemekleri kaşıkla sayarak pay ederim.Biri yelek-hırka giydiyse öbürüne de giydiririm.vs…
9-)Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse varmı ? Yardımcı çalıştırma konusunda ne düşünüyorsun?
İkiz olduklarını öğrenince hayatımızı ona göre şekillendirdik.Eşimin ailesi bizim oturduğumuz siteye,hemen yanımızdaki  binaya taşındı.Ben de bir müddet çalışmama kararı aldım.İlk 40 gün annem ve kayınvalidem dönüşümlü olarak bizde yatılı kaldılar.Sonrasında ben yatılı kimseyi istemedim.Gündüzleri kayınvalidemle bakıyoruz.Akşam eşim işten gelince o evine geçiyor,biz eşimle bakıyoruz.Sanırım bu hayattaki en büyük şanslarımdan biri eşimin annesidir.O kadar iyi ve fedakar ki; o olmasa ne yapardım bilmiyorum.Yemek,temizlik,çocukların bakımı gibi konularda hep eli üstümüzde.İkizlerle yaşam konusunda beni tek rahatsız eden konu sürekli birine muhtaç olma duygusu.Belki evinde yalnız kalmak istiyorsun ama kalamıyorsun.Evin senin özgürlük alanın.Ne kadar iyi olursa olsun evinde,hayatında hep birileri olmak zorunda.Bu kişi yeri gelir annen olur,yeri gelir kayınvaliden ya da bakıcın.Benim sorunum muhtaç olma  duygusu!
10-)İkizlerden sonra,sen özel yaşamına nasıl devam ediyorsun?
işhayatından tamamen çıktın mı? Çalışıyor musun? Sosyal yaşamın neresindesin?
Yoksa senin için halen duş almak ve kahve içmek büyük bir lüks mü?
Bir otelin muhasebe müdürlüğünü yaparken bebekler nedeniyle istifa etme kararı aldım.Çünkü kafamda hep iki yaşlarına gelene kadar yanlarında olma fikri vardı.Mecbur kalmadığım ya da sıkılmadığım sürece bu fikrimde kararlıyım ama tabiki zaman gösterecek.
Özel hayatımda asosyalleştim belki biraz ama bu biraz da bilinçli bir tercih oldu.Onları bırakıp birşeyler yaptığımda suçluluk hissediyorum.Bazen eşimle başbaşa birşeyler yiyip içelim diyoruz.Sohbet dönüp dolaşıp çocuklara geliyor.Özlüyoruz.Ama bu küçük zamanlar nefes almamızı sağlıyor.Bana ve aileme değer veren arkadaşlarımsa durumumuzu anlayışla karşılayıp onlar bize ayak uyduruyor.Bir de hayatımda sosyal medya gerçeği var artık.Sosyal medya sayesinde pekçok  ikiz annesiyle tanıştım.Aynı sıkıntıları mutlulukları yaşayan Türkiye’de ya da yurtdışında yaşayan çok sayıda anne olduğunu gördüm.
11-)İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Gürültülü bir sabaha uyanmaya,kalabalık bir masaya oturmaya ve birden fazla çantayla dışarı çıkmaya hatta araba yolculuğuna ,tatile ,her türlü seyahate adapte olabildin mi?
Seyahat konusunda sıkıntılarım var malesef.Oto koltuğunda uyumadıkları sürece uzun mesafe yolculuk yapamıyorum hala.Aracımız ufak olduğu için aralarına da sığamıyorum.Mecbur kaldığımız zamanlarda arkaya dönüp onları oyalamaktan boynum ağrıyor,kan ter içinde kalıyorum.Bazen çizgi film falan açıyorum ama bir müddet sonra ondan da sıkılıyorlar.
Büyüdükçe düzelir diye umut ediyorum.Her uzun süreli dışarı çıkışımızda bir kıyafet+bez çantası,bir de yemek+mama çantası hazırlıyorum.Benim de çantam oluyor haliyle.Çocuklardan sonra sağ bileğim de sakatlandığı için genelde çocukları almayı tercih ediyorum ben.Bir ikiz annesi her işinin yolunda gitmesini istiyorsa çok iyi bir organizasyon yeteneğinin olması gerekir.Aksi taktirde 5 kişi de olsa yanında çuvallar.
12-)İkizler için bebek arabası marka ve modeli tercihin nedir?İkiz arabası mı iki ayrı puset mi?
Kayınvalidem gündüzleri hep yanımda olduğu için biz iki ayrı bebek arabası aldık.Bebe Comfort Lola modeli.İlk 6 ay anakucağı takarak da kullanılabiliyor ve baston şeklinde kapanabiliyor.İkiz arabaları hem ağır,hem de her yere sığmıyor diye duymuştum ama bazen de keşke ikiz puseti alsaymışız diye düşünmeme neden olan konular var ;
1-Bir yere gidip gelirken pusetleri kuran kişiye iki defa eziyet oluyor.
2-Eşim ve çocuklarla yalnız alışverişe gittiğimizde birimiz bir şey denesek,aynı anda çocuklarda mızmızlansa ikisini birden gezdiremiyorsun sakinleşmesi için.Bu iki konu dışında pusetlerin ayrı olmasıyla ilgili bir sıkıntı yaşamadım ve kullandığımız marka  ve modelden çok memnunum.
13-)İkiz sahibi olduğunu duyanların genellikle biraz şaşkın biraz da acıyan ifadeleri için ne düşünüyorsun?
Dediğim gibi şaşırmalarına şaşırıyorum ama acımak ne demek onu hala anlamış değilim.Bence biz ikiz anne ve babaları seçilmiş insanlarız.Bir seferde bu kadar sevgiyi hakedecek birşeyler yapmış olmalıyız önceki hayatımızda.Onlar bize Tanrı’nın armağanları diye düşünüyorum!
Evlat bu elbette zorlukları da olacak ama  benim inandığım tek şey onların sevgisi, insana sabrı da  gücü de veriyor ve bu konuda bir ikiz annesini en iyi yine başka bir ikiz annesi anlar!
14-) “Tek çocuk hiç çocuk” cümlesi senin için ne ifade ediyor?
Tek çocuk hiç çocuktur diyemem ama kardeş şart derim :)
Ben de üç çocuklu çok mutlu bir evde büyüdüm ve kalabalık aileleri severim.Ablam ve erkek kardeşim var.Bazen düşünüyorum da iyi ki ; varlar.
İyi ki ; birbirimize bu kadar bağlıyız.Dilerim benim çocuklarımın aile ve kardeşlik bağları da bizim ki kadar kuvvetli olur…
Herkese sağlık ve mutluluk diliyorum…