İkiz Anneleri Anlatıyor 24 -Türkan Türk

İKİZ HİKAYELERİ‘ nde bugün , benim gibi iki kızı olan bir ikiz annesi var .
Büşra ve Beril’in annesi sevgili Türkan paylaşıyor yaşadıklarını …

1) ikiz bebek beklediğini ilk öğrendiğinde neler hissettin?Ailenle ve sevdiklerinle bu haberi nasıl paylaştın?

İlk hamileliğim, gebelik hormonlarım yükselmediği için düşükle sonuçlanmıştı. İkinci hamileliğimde ise hormonların hızla yükselişi karşısında çok şaşkındım. Bunun ortası yok mu diye panik olmuştum. Doktorumuz belki ikizdir ama şu anda tek gözüküyor demişti. Bir hafta sonra ikiz olduğu kesinleşti. İlk duyduğumuzda eşimle çok sevindik. Açıkçası nasıl olacak, nasıl bakacağız vb. düşünceler hiç geçmedi aklımdan. Ertesi gün anneler günüydü ve ben hem anneme hemde eşimin annesine size güzel bir anneler günü hediyem var diyerek bu haberi verdim.

2)İkiz gebeliği hem psikolojik hem de fiziksel açıdan oldukça zor,senin gebelik dönemin nasıl geçti?Herhangi bir sorun yaşadın mı?

İlk beş ay bulantı ve hipertreoid nedeniyle çok sıkıntı yaşadım ve yaklaşık 6 kilo verdim. Hiçbirşey yiyemediğim hatta su bile içemediğim için bebeklere birşey olacak korkusu psikolojik açıdan çok yordu beni bu dönemde. Beşinci  aydan sonra bulantılarım birdenbire kesildi. Son haftalarda da karaciğer enzimlerimin yükselmesi nedeniyle el ve ayaklarımda giderek artan kaşıntılar başladı ve kullandığım vitamin ilaçlarını kesmek zorunda kaldım. Bunların dışında bir sıkıntım olmadı ve rahat bir hamilelik geçirdim diyebilirim.

3)Kaçıncı haftada, ne şekilde dünyaya geldiler?Planlı mı yoksa sürpriz bir doğum mu oldu? Bebeklerin doğum kilolarını ve isimlerine ne şekilde karar verdiğini de paylaşmak ister misin?

34. haftada sürpriz bir şekilde sezeryan doğumla dünyaya geldiler. Büşra 1840gr, Beril 1880 gr doğdu. Erken doğum olmasına ve çok küçük doğmalarına rağmen kuvöze girmediler çok şükür. İlk doğana Büşra ikincisine de Beril adını verelim diye karar vermiştik doğumdan önce. Doktorumuz da Sevinç ve Neşe olarak göbek isimlerini vermiş doğumda sağolsun. Büşra ismini eşimle ben istedim. Beril’i de hem kayınvalidem hem de ablam tavsiye etmişti bizim de çok hoşumuza gitti.

4)Doğum sonrası “lohusalık dönemi” nasıl geçti ? Gebelikte aldığın kiloları verebildin mi?

Doğum sonrası oldukça tempolu bir hayatın içinde bulduk kendimizi açıkçası sudan çıkmış balık gibi olduk diyebilirim. Lohusalık depresyonu gibi birşey yaşamadım ama bir dönem sınırlarını oldukça zorlamışımdır herhalde.
Büşra’nın kolik bir bebek oluşu, uyumadığı sürelerde sadece ağlaması ve Beril’in iştahsızlığı bizi çok zorladı. Hamileliğimde beslenmeme çok dikkat etmiştim doktorumuz da kilo konusunda çok titizdi. İşi bıraktığım dönemde hızla kilo almaya başladığımı görünce diyetisyene  göndermişti beni. Bu sebeple çok kilo almadım.Toplamda 15 kilo almıştım  diyet ve spor gibi özel birşey yapmadığım halde şu an gebe kaldığım kilonun da altındayım.

5)Bebeklerin beslenme protokolü nasıldı?Anne sütü ,devam sütü takviyesi ??? Süt pompası olarak hangi marka ve modeli tercih ettin?

Doğumdan itibaren anne sütü+devam sütüyle beslendiler. Sadece ilk 5 ay sağarak anne sütü verebildim malesef. Süt pompası olarak Philips Avent kullandım ve memnun kaldım.

6)Bebeklerin ne kadar süre senin odanda yattılar?Kendi odalarına ne zaman geçtiler? İkisi aynı odada mı ayrı odada mı yatıyorlar?

Kendi odam yer açısından müsait olmadığı için 6 ay boyunca ben onların odasında kaldım. İlk üç ay tek beşikte yanyana yatırdık sonra yataklarını ayırdık. Bu sebeple odalarına yataklarına alıştırma gibi bir sıkıntı yaşamadım o dönemde ama şu an iki yaşındalar bu yaşa kadar hep kendi yataklarında yattılar. Ancak bu konuda bu zamana kadar hiçbir sıkıntı yaşamadığımız kızlarım artık kendi yataklarını reddediyorlar. Umarım sadece bir geçiş dönemidir ,şimdilik  çok inatlaşmıyorum . Odalarındaki daha önce benim yattığım yatakta birlikte yatıyorlar. Birbirlerini uyandırmaları ,akıllarına estikçe bizim odamıza gelip gitmeleri malesef uyku düzenimizi de bozdu ama dediğim gibi çok inatlaşmadan sabırla ikna edebilmeyi umuyorum.

7)Sana göre “İkiz annesi” olmanın ,en özel ve en zor yanları nelerdir? İkiz  annesi olduğun için kendini farklı hissettiren hadiseler yaşadın mı?

En zor yanları, ikiside aynı anda ağladığında onları avutmaya çalışmak, hasta olduklarında yaşadığın çifte üzüntü, kavga ettiklerinde hakkaniyetli davranmaya çalışmak vb. denge kurma çabaları…En özel yanı diye bir şey yok galiba çünkü “ikiz anneliğinin” her anı özel.

İkiz annesi olduğum için kendimi tabiki özel ve şanslı hissediyorum. Allah bir defada iki emanet birden veriyor size. Çocuklar küçükken her zorluğu çifter çifter yaşıyorsunuz evet ama onların büyüdükçe birbirlerine olan düşkünlüğünü görmek, kardeşinin hangi oyuncağı çok sevdiğini bilip benden önce ona verdiğini görmek, bir yere giderken birinin diğerine emziğini ötekinin de tülbentini (tülbent bizde uyku arkadaşı gibi birşeydir) kardeşine verdiğini görmek …. Bunlar bir ikiz annesi olarak beni farklı hissettirmeye yeter zaten…

8)İkiz annesini en zorlayan mevzuda yani iki evladına da her anlamda eşit davranabilmek için kendince izlediğin bir yöntem var mı?Vicdan terazisi denen his sence gerçek mi?

Eşitlik ve vicdan meselesi bebeklik döneminde daha yoğun yaşanıyor. Özellikle o dönemde ben anne sütünü bölüştürürken ‘sanki altın tartıyorsun’ diyorlardı ama zaten  anne sütünün altından daha değerli olduğu kesin.
Büşra sürekli ağlayan ve kucakta avunan bir bebekken Beril daha sakin bir yapıdaydı. O yüzden Büşra uyur uyumaz Beril’i hemen kucağıma alırdım haksızlık olmasın diye. Çocuklar büyüdükçe biraz daha hafifliyor vicdan meselesi. İkisi de farklı karakterde ve fiziksel yapıda olduğundan, hep aynı muamelede bulunmak illa eşit miktarda yedirmeye çalışmak onlara, yemeyince de vicdanen rahatsız olmak bence anneye haksızlık olur. Ama anne yüreği  illaki kafamıza takıyoruz bu gibi şeyleri…

9)Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse varmı ? Yardımcı çalıştırma konusunda ne düşünüyorsun?

İlk üç ay annem ve kayınvalidem dönüşümlü kaldılar bizimle. Sonrasında tek başıma baktım. Kayınvalidemle yakın oturduğumuz için  hastalık vb. gibi acil durumlarda sağolsun hep yanımızdadır. Kendi ailem ilk yıl İzmir’deydi sonradan İstanbul’a taşındılar. Yani acil durumlarda her iki tarafında yardımıyla işlerimi hallediyorum şu anda çok şükür. Arada sırada genel temizlik için yardımcı alıyorum onun dışında günlük işler ve çocukların bakımı için hiç yardımcımız olmadı bugüne kadar. Olması tabiki büyük bir avantaj ve eşimde bu konuda teklifte bulundu ama  evde bir yabancıyla olma fikri bana çok uzak…
Zaten kızlar alıştılar ev işlerine ‘anne hadi kalk evi süpürelim, silelim’ demeye başladılar bile :)
Ben temizlik yaparken onların ellerine  bir bez verip “hadi bana yardım edin boyadığınız duvarları silin” diyorum bu bir süre oyalanmalarını da sağlıyor üstelik.

10)İkizlerden sonra,sen özel yaşamına nasıl devam ediyorsun?İş hayatından tamamen çıktın mı? Çalışıyor musun? Sosyal yaşamın neresindesin? Yoksa senin için halen duş almak ve kahve içmek büyük bir lüks mü?

Özel yaşamıma dair çok birşey yapamadım açıkcası. Yani rutin olarak haftada bir iki gün birkaç saatimi kendime ayırıp kurs, spor gibi aktivitelere katılmak hep aklımda vardı çok da iyi olurdu ama fırsat olmadı. Evde vakit buldukça(!!!) ya da çoğu zaman uykularımdan feragat edip hoşlandığım şeyleri yapmaya çalışıyorum. Çocuklar uyuduktan sonra kitap okumak, kanaviçe yapmak ve film izlemek bana çok iyi geliyor. Duş almak ,kahve içmek  ya da evde birileri varsa yapılacak şeyler yani benim için hala lüks saylır…

Çocuklardan önce çalışıyordum. Ücretsiz iznimi de kullanıp işten ayrıldım. Tekrar işe dönmek için üç yaşını bekliyorum. Yani evde kızlarla geçireceğim bir senem daha var :) Kısmetse kızları tam zamanlı bir anaokuluna verip -her nekadar çok tempolu bir hayatın beni beklediğini bilsemde- tekrar iş hayatına dönmek istiyorum.

11)İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Gürültülü bir sabaha uyanmaya,kalabalık bir masaya oturmaya ve birden fazla çantayla dışarı çıkmaya hatta araba yolculuğuna ,tatile ,her türlü seyahate adapte olabildin mi?

İkizlerle yaşama alıştım diyebilirim ama her dönemin kendine has bir geçiş süreci oluyor. O süreçlerde dengemiz bozuluyor açıkcası. Şu sıralar herşeye itiraz etme hatta sabah uyanırken bile “hayır olmaz” diyerek güne başlamak  gibi bir adet edindiler. Geçecek biliyorum, bunu da hayırlısıyla atlatsak diyerek sabretmeye çalışıyorum. Zorlandığım ve karamsarlığa kapıldığım zamanlar da çok oluyor tabiki ama eşimin ve ailemin desteğiyle atlatıyorum çok şükür . Onun dışında evdeki kalabalık, tam teşekküllü bir şekilde dışarı çıkmak, her seferinde birşey unuttum mu acaba deyip tekrar tekrar bakmak alıştığımız konular. Kızlarla ilk uçak seyahatimiz onlar 5 aylıklarken oldu ve herhangi bir  sıkıntı yaşamadık . Arabayla uzun yol deneyimimiz olmadı hiç, kızlardan birini araba tuttuğu için cesaret edemiyoruz. Şu ana kadar tatillerimizi hep ailelerimizin yanına giderek geçirdik ama artık artık dört kişi tatile çıkmaya hazırım galiba :)
Genel olarak yemek konusu hariç adaptasyon sorunu yaşamadım diyebilirim.

12)İkizler için bebek arabası marka ve modeli tercihin nedir?İkiz arabası mı iki ayrı puset mi?

Tek başıma dışarı çıkabilmek için iki ayrı puset hiç düşünmedim. Peg perego ikiz bebek arabasını tercih ettik. Hafif olması ve heryere rahatlıkla sığabilmesi açısından  memnunuz.

13)İkiz sahibi olduğunu duyanların genellikle biraz şaşkın biraz da acıyan ifadeleri için ne düşünüyorsun?

Baştan beri beni hiç rahatsız etmez bu tarz ifadeler, meraklı sorular hatta tepeden tırnağa pembe giymiş toka takmış kızlarıma “ikisi de kız mı?” diye sormalar. Sadece beni rahatsız eden, insanların empati kurmadan iki çocuğa da yetebilmek için ne kadar çabaladığımı gözarda ederek çok bilmiş ifadelerle ‘bende bir çocuk var ,ikiz değil üçüze bedel’ tarzındaki sözleri. Başlarda hemen açıklama gereği duyuyordum ikiz çocuk başka bir alem diye ama artık gülüp geçiyorum…

14) “Tek çocuk hiç çocuk” cümlesi senin için ne ifade ediyor?Tekrar çocuk sahibi olmayı düşünür müsün?

Tek çocuk bakmanın kolaylığını tabiki en iyi bizler anlarız. Bir keresinde bir üçüz annesiyle konuşmuştum. Çocuklardan biri olmadığında iki çocukla çok kolay idare ettiklerini söylemişti. Yani herkes yaşadığı kadarını biliyor… Üçüncü çocuk fikrine pek sıcak bakmıyorum ama tek başıma vereceğim bir karar değil. Eşim daha hamile kalmadan sadece bir çocuğumuz olsun yeter diyordu ben de hayır üç çocuk olsun diye karşı çıkıyordum şimdi tam tersi oldu. O üçüncü çocuğuda istiyor ve bense  karşı çıkıyorum :)

15)İkiz bekleyen annelere tavsiyelerin neler ?

Doğumdan önce hayatlarını daha pratik hale getirmeye başlasınlar. Kendilerine yönelen her türlü yardıma açık olsunlar. Özellikle ilk dönemlerde her fırsatta uyusunlar. Bunlar “daha iyi günlerin” diyenlere çok kulak asmasınlar çünkü ikizler büyüdükçe hayat daha da kolaylaşıyor…