İkiz Anneleri Anlatıyor 15 – Filiz Tanberk

İKİZ HİKAYELERİ ‘nde bugün Demir ve Çınar’ın annesi sevgili Filiz var!
 İkizlerin gebelik ve doğum sürecinde yaşadıklarını,bebeklerinin eve gelişini,ikizlerinden sonra hayatındaki değişiklikleri paylaşıyor!

1- ) İkiz bebek beklediğini ilk öğrendiğinde neler hissettin?Ailenle ve sevdiklerinle bu haberi nasıl paylaştın?

Doktorum hamile olduğumu üstelik iki kese gördüğünü söylediğinde bacaklarımın titrediğini dün gibi hatırlıyorum :) ikiz gebelik, ikiz bebek bakımı, gaz sancısı, uyku düzeni, ikizlerle hayat… gibi konular hakkında hiç bir fikrim yoktu. Beni ,neyin beklediğini bilmiyordum. İlk gebeliğim düşükle sonuçlandığı için kafamda bolca soruların, endişelerin olduğu bir dönemdi. Bu süreçte öncelikle eşim, annem ve kayınvalidem her zaman olduğu gibi yine yanımdaydılar.

2- )İkiz gebeliği hem psikolojik hem de fiziksel açıdan oldukça zor,senin gebelik dönemin nasıl geçti?Herhangi bir sorun yaşadın mı?

İlk aylarda ki bulantı ve halsizlik halleri beni çok yordu ama üçüncü ayın sonunda bulantılarım da, uyku ve halsizlik hâllerim de birden geçti. Sonraki üç ayım çok daha rahat geçti. Ama 26. haftada hafif şiddetli kasılmalar başlamıştı, 32. haftaya kadar kasılmaları önleyecek hap kullanmaya başlamıştım ve tabi ki olası bir erken doğum riskine karşın bebeklerin ciğer gelişimlerini hızlandıracak olan iğneden vurulmuştum. Artık çabuk yoruluyor, biraz ayakta kalsam, yürüsem hemen oturmak hatta yatmak uzanmak istiyordum. 2 haftada bir yapılan doktor muayenesinde bebeklerimin iyi olduğunu gördükçe onlara kavuşacağım anın hayaliyle gün sayıyordum.

3- Kaçıncı haftada, ne şekilde dünyaya geldiler?Planlı mı yoksa sürpriz bir doğum mu oldu? Bebeklerin doğum kilolarını paylaşmak ister misin?

35. haftada planlı bir şekilde epidural sezeryanla 02 Ağustos 2010′ da saat 10:00/10:02′ de 1800/1900 gr 40 cm olarak dünyaya geldiler. Demir 2 gün ,Çınar ise 9 gün yoğun bakımda kaldı. Çok yıpratıcı ama Allah’a şükür kısa süren bir dönemdi. 2 kişi gittiğimiz hastaneden 4 kişilik bir aile olarak evimize dönmek tarifsiz bir mutluluktu.

4- Doğum sonrası “lohusalık dönemi” nasıl geçti ?Gebelikte aldığın kiloları verebildin mi?

Öyle bir dönem yaşamaya hiç vaktim olmadı :)
İki minik bebekle yaşamaya alışmak, onların beslenme, uyku düzenlerini oturtmaya çalışmak, gece uyanıp sırayla emzirmek, güne hep uykusuz ve yorgun başlamak lohusalık dönemiyse evet sağlam yaşadım bu dönemi. :)
Hamileliğimde 11 kilo almıştım doğum sonrasında kilolar ister istemez zaten gidiyor. Doğumdan sonra eski kıyafetlerimin içine girebiliyordum.

5-Bebeklerin beslenme protokolü nasıldı? Anne sütü ,devam sütü takviyesi ?

İlk zamanlar çok zordu :(
Sütümün az, emme reflekslerinin de gelişmemiş oluşu beni çok zorladı. Her seferinde beslenme saatlerini, kaç cc içtiklerini not alıyordukki karıştırmayalım :) Çoğu zaman memede uyuya kalıyorlar, zor uyanıyorlardı. Hal böyle olunca beslenme saatleri uzuyor ,düzene girmiyordu. Tabiki bu sorunda diğerleri gibi bebekler büyüdükçe her geçen gün azaldı ve bitti. Şimdi eşimle “Ne günlerdi be!” dediğimiz gülerek hatırladığımız anılar olarak kaldılar.

6- Bebeklerin ne kadar süre senin odanda yattılar?Kendi odalarına ne zmn geçtiler ?

ikisi aynı odada mı ayrı odada mı yatıyorlar?

İlk 6 ay bizim odamızda tek beşik içinde yattılar. Sonrasında odalarını ayırdık, aynı odada ama  ayrı beşiklerde yattılar. Halen de bu düzen devam ediyor. Kendileri isteyene kadar da odalarını ayırmayı düşünmüyorum.

7- Sana göre “İkiz annesi” olmanın ,en özel ve en zor yanları nelerdir? İkiz annesi olduğun için kendini farklı hissettiren hadiseler yaşadın mı?

İkiz annelerinin ayrıcalıklı olduğunu düşünüyorum. Aynı anda iki minik bebeğe sahip olmak, bizleri  başlı başına özel insanlar yapıyor. Söz konusu canın, kanın, parçan olunca hiç birşey zor gelmiyor gerçekten. Önemli olan onların sağlıklı, mutlu olmaları. Dışarı çıktığımızda çoğu insanın ilgisini çekiyor;
İkizler mi? Ama hiç benzemiyorlar gibi soruları sıklıkla duyuyoruz. :))

8- İkiz annesini en zorlayan mevzuda yani iki evladına da her anlamda eşit davranabilmek için kendince izlediğin bir yöntem var mı?Vicdan terazisi denen his sence gerçek mi?

Sizinde dediğiniz gibi en zorlayan konulardan bir tanesi gerçekten. Aynı anda ikisine birden yetmeye çalışmak, aynı anda kucaklamak, ağladıklarında sakinleştirmek, hasta olduklarında yataklarının başında sabahlamak, ikiye bölünmek… Ama karşılığı iki kat sevgi, mutluluk, keyif ve şükür!
Ben çocukların karakterleriyle doğduklarına inananlardanım. Evet, ikiz kardeşler ama bambaşka karakterde iki ayrı bireyler. Biri çok fazla sarılmayı, öpmeyi, anne kucağını severken, diğeri daha kendi halinde oyuncaklarıyla vakit geçirebilir oluyor. Her ikisi içinde sınırsız sevgi, ilgi, şefkat, bolca sabırla vicdan terazisini dengede tutmaya çalışıyorum.

9- Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse varmı ? Yardımcı çalıştırma konusunda ne düşünüyorsun?

Eşim, en başından beri en büyük destekçim. Özellikle ilk 6 ay geceleri bebeğin birini ben emzirirken, diğer bebek için kalkıp devam sütü hazırlayıp biberonla besleyip sonrasında gazını çıkartıp uyutup yatırırdı. Annelerimiz de hep yanımızda oldular. İyi ki ;onlar var!
Bu konuda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Çocukların bakımı için değil ama yükümü hafifletmek için düzenli olarak ev işlerini yapmaya gelen bir yardımcım var ve O da iyi ki var :))

10-İkizlerden sonra,sen özel yaşamına nasıl devam ediyorsun?

işhayatından tamamen çıktın mı? Çalışıyor musun? Sosyal yaşamın neresindesin?
Yoksa senin için halen duş almak ve kahve içmek büyük bir lüks mü?

İş hayatıma hamile kalmadan önce ara vermiştim. Annem ve kayınvalidem sağolsunlar bizim dışarıya çıkabilmemiz için her zaman hazır ve nazır oldular :)
Biraz nefes almanın, kafa dağıtmanın, eşimle başbaşa kalabilmenin, çocuksuz çıkılan tatillerin, arkadaşlarla sohbetin, vakit geçirmenin bana iyi geldiğini biliyorum ve ruh sağlığım için gerekli olduğunu düşünüyorum. Ben mutlu olmalıyım ki ; çocuklarım da mutlu olsun. İyi ki ;bütün bunları yapabilecek imkanı sağlayan bir ailem var .

11- İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Gürültülü bir sabaha uyanmaya,kalabalık bir masaya oturmaya ve birden fazla çantayla dışarı çıkmaya hatta araba yolculuğuna ,tatile ,her türlü seyahate adapte olabildin mi?

Benim için en önemli şeylerden biri uyku düzenlerini oturtmaktı. İlk zamanlar bunu sağlamam çok zor olsa da bebeklerim büyüdükçe çok şükür bu konuda beni fazla üzmediler. Bütün gün yorulsamda akşam 20:00′ de uyudukları için bana ve eşime uzun bir dinlenme vakti kalıyor ve güne ilk zamanlardaki gibi sürünerek değil daha dinç kalkabiliyorum.
Elbette dışarı her çıkışımız bir aksiyon :) Acaba bu da lazım olur mu diye son dakika çantaya atılan şeyler, üst baş giydirme, oto koltuklarına oturtmak, yola çıkmak vs. İlk başlarda zor gelen bir çok şeye zamanla alıştık. Çocukların büyümesiyle daha da pratik olduk. Yaz tatillerimizi yazlığımızda geçirdiğimiz için herşey çok daha kolay. Yine çok şanslıyımki çocuklarım araba yolculuğunu çok seviyorlar.

12- İkizler için bebek arabası marka ve modeli tercihin nedir?İkiz arabası mı iki ayrı puset mi?

Bebe Comfort’ un Loola modelini 1,5 yıl kadar kullandık. Sonrasında daha pratik ve hafif olduğunu düşündüğümüz Chicco’ nun baston tipi bebek arabasına geçtik.

13- İkiz sahibi olduğunu duyanların genellikle biraz şaşkın biraz da acıyan ifadeleri için ne düşünüyorsun?

Tüp bebek mi?
Bakması zor olmuyor mu?
Biz bir çocuğa zor bakıyoruz!
Ailede ikiz var mı? gibi sorular çok soruluyor ve duruma alıştık. İnsanların merak etmesi normal geliyor bana. Asıl tuhaf olan “Kıyamam sana çok yorgun veya uykusuz gözüküyorsun” deyip sözde üzülmüş gibi yapan insanlar :))
Moral bozmak için söylediklerini düşünüyorum ama yine çok şükür ki etrafımda bu tarz negatif insanlar çok yok :))

14- “Tek çocuk hiç çocuk” cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Tek de olsa çoğul da olsa çocuk büyütmek gerçekten zor. Biz ikiz annelerinin işi daha da zor.
(bu satırları yazarken üçüz ve dördüz çocuk sahibi annelerin önünde saygıyla eğiliyorum)
İkiz annesi olmak bana pratiklik kazandırdığı için tek çocuk annelerinin gözünde büyüttüğü çoğu şey bana anlamsız ve yersiz geliyor. Evet benim içinde ” tek çocuk hiç çocuk” anlamına geliyor.

Allah isteyen herkese bu tarifsiz mutluluğu evlat sevgisini tattırsın!