İkiz Anneleri Anlatıyor 11 – Esin Eralaybey Kezan

İkiz gebelik ve doğum hikayelerinde bugün ,benim gibi iki kız annesi olan sevgili Esin paylaşıyor yaşadıklarını!!!
 
İzmir’de yaşayan , Doğa ve Mira’nın annesi , yepyeni bir ikiz hikayesi ile karşınızda!!!

1)ikiz bebek beklediğini ilk öğrendiğinde neler hissettin? Ailenle ve sevdiklerinle bu haberi nasıl paylaştın?

Çocuk sahibi olmaya karar verdikten sonra 1 yılık bir deneme sürecinin ardında hala bir netice alamayınca eşimin ve özelikle de benim “acaba olmayacak mı?” stresi daha da artmıştı. Aslında görünürde bir problem yoktu ama” o acabalar” durumu daha da zora sokmaya başlamıştı . Bizde doktorumuzla görüşüp daha fazla uğraşmak yerine, tüp bebek denemesi yapmak istediğimizi belirttik ve sonuç bingo!! ilk deneme sonunda ikizlerime hamile olduğumu öğrendik . Planlı olduğu için sürpriz olmadı ama çok heyecan vericiydi “ o 2 keseciği görmek!” . Hayatım boyunca öyle bir mutluluk yaşamadım…

2)İkiz gebeliği hem psikolojik hem de fiziksel açıdan oldukça zor, senin gebelik dönemin nasıl geçti? Herhangi bir sorun yaşadın mı?

Hamilelik sürecim iyi başladı, mide bulantım hiç olmadı, hatta migrenim- troid hormonlarım bile normal seyrinde gitti .

Çok pozitif bir hamilelik geçirdim her açıdan fakat çalıştığım için 25. Haftadan sonra işe gidip gelmekte, masa başında 9 saat oturarak çalışmakta zorlandım.Bu sebeple doktorumla görüştükten sonra aldığım heyet raporu ile evde istirahat dönemim başladı.

Ta ki 33.hafta nın son gününe kadar yine her şey normal gidiyordu. 14 Eylül sabahı kalktım ve bir tuhaflık hissettim, hemen doktorumu aradım.

Doktorum hemen kontrol için çağırdı, muayene sırasında rahimde 2cm. açılma olduğu tespit edildi ve o gün öğlen doğuma gittim.

3)Kaçıncı haftada, ne şekilde dünyaya geldiler? Planlı mı yoksa sürpriz bir doğum mu oldu? Bebeklerin doğum kilolarını paylaşmak ister misin?

Minik (prematüre) kızlarım 33.haftanın son günü, sezeryanla dünyaya geldiler …

Saat 16:50- ve 16:52 de 45cm uzunluğunda ve 2300 / 2100 kg ağırlığında aramıza katıldılar!
Sadece Doğa 15 günlük bir yoğun bakım süreci geçirdi. Akciğer gelişimi henüz tamamlanmadığı için bu durum zorunluydu. Aslında bundan sonrasındaki kısım yani evdeki bakım süreci daha zorluydu. Prematüre süreci, yoğun bakımdan eve taburcu edildiğinde de özel bir bakım gerektiriyor. Bağışıklık sistemleri zayıf olduğu için uzun süre izole yaşadık, hijyen en çok dikkat ettiğimiz noktalardan biriydi. Emzirme saatlerimi, kaç cc aldıklarına kadar ayrı ayrı not aldık .. zor zamanlardı ama çok şükür geride kaldı..

4)Doğum sonrası “lohusalık dönemi” nasıl geçti ?Gebelikte aldığın kiloları verebildin mi?

Lohusalık dönemim aslında o an pek anlamasam da zorlu geçti. 2 kişiyken 4, hatta annelerle birlikte 6 kişi oluvermiştik.. ilk zamanalar pazar günleri arada 2-3 saat eşimle kaçıp nefes alıyorduk ama sonra kızlar büyüdükçe onu da yapamaz olduk.. Lohusa sendromu bitmiş olsa da  bir süre sonra ben artık eski ben olmadığımı biliyordum !!

Gebelikte 14kg aldım ve 2 ay sonra 10kg  vermiştim bile.. Sanırım uykusuzluk, Doğanın yanımda olmayışının verdiği üzüntü ve emzirmemin etkisi oldu..

Ayrıca metabolizmam hızlı sanırım..5)Bebeklerin beslenme protokolü nasıldı? Anne sütü ,devam sütü takviyesi ???Emzirme saatlerimi, kaç cc aldıklarını,kaçta uyuyup uyandıklarına  kadar hepsini ayrı ayrı not alıyordum,anne sütü verebilmek çok önemliydi benim için! 5,5 ay süresince hem emzirdim hem de devam sütü ile takviye ederek geçti!

6. ayda ise  bunların yanısıra ek gıdalara başladık ..6)Bebeklerin ne kadar süre senin odanda yattılar? Kendi odalarına ne zmn geçtiler ? ikisi aynı odada mı ayrı odada mı yatıyorlar?Yatak odam iki bebek yatağını da alabilecek genişlikte olmadığından doğdukları günden 6.aya kadar kendi odalarında yattılar. Başucumdaki kameraden onları takip ediyordum, uyandıklarını görünce ben onların yanlarına gittim emzirmek için.

6.aydan sonra birbirlerini uyandırmaya başladıklarından daha sık uyananı yatak odama almak zorunda kaldım ama  18.aydan sonra yine odalarında, kendi yataklarında yatmaya başladılar.

7)Sana göre “İkiz annesi” olmanın ,en özel ve en zor yanları nelerdir? İkiz annesi olduğun için kendini farklı hissettiren hadiseler yaşadın mı?

ikiz annesi olmak, hem fiziksel hem de psikolojik olarak 2 hatta 3 kat güçlü olmayı gerektiriyor. Benim en zorlandığım nokta ilk zamanlardı diyebilirim prematüre bebekler olduğu için düzgün beslenmeleri için müthiş planlı olmam gerekliydi, neyse ki o dönemi çabuk ve alnımızın akıyla atlattık :)
Sonrasında  alışılıyor bu tempoya ve tabiki pratiklik kazanılıyor ..

En özel an diye bir şey söylemem mümkün değil.. Zorlu da olsa onların varlığı çok özel benim için..

8)İkiz annesini en zorlayan mevzuda yani iki evladına da her anlamda eşit davranabilmek için kendince izlediğin bir yöntem var mı?Vicdan terazisi denen his sence gerçek mi?

Bu duygu beni ilk doğduklarında öldürüyordu diyebilirim. Biri kucağımda uyusa diğeri uyuyamadı diye üzülürdüm .. “O an”ın  tadını çıkaramazdım pek.. sonra alıştım bu duruma ve o an hangisi kucağımdaysa onunla geçirdiğim anı sonuna kadar yaşamaya çalıştım.. Herkese de onu tavsiye ederim yoksa aklınızı yitirebilirsiniz!!!

Büyüdükçe azalıyor bu durum sanırım şimdi daha huzurluyum elimden geldiğince onlara yetmeye çalışıyorum.9)Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse varmı ? Yardımcı çalıştırma konusunda ne düşünüyorsun?En büyük şansım ailem..

Sadece 8 ay kızlarımın yanında kalabildim,sonra işime dönmem gerekiyordu, en başından  beri annem ve kayınvalidem destek oldular ..
ilk 2 ay kayınvalidem ve annem dönüşümlü kaldılar onlar olmasa muhtemelen çok daha zor olurdu herşey.. işe başladığımdan beri yine birer hafta arayla dönüşümlü olarak onlar bakıyorlar. Yardımcı çalıştırmayı çocuk bakımı için değil ama ev işlerine destek olmak olarak düşündüm hep, tabii ailem yanımda olduğu için bu böyle..10)İkizlerden sonra, sen özel yaşamına nasıl devam ediyorsun?Halen “özel”  yaşamımın pek olduğu söylenemez!

 Full time çalıştığım için geriye kalan zamanda çok az ve değerli olduğu için öncelik halen kızlarımda..
Yeni yeni , 1-2 saat kuaföre gitmeye , arkadaşlarımla kahve içmeye yada eşimle yemeğe çıkmaya başladım..
ikizlerle yaşamın en zor kısmı zaten birine muhtaç olma duygusu. Markete gimek için bile birine ihtiyacın olması bazen çok sinir bozucu olablir.iş hayatından tamamen çıktın mı? Çalışıyor musun? Sosyal yaşamın neresindesin? Yoksa senin için halen duş almak ve kahve içmek büyük bir lüks mü?Doğum izniyle birlikte toplamda 8 ay çalışmadım, sonra kaldığım yerden işe devam ..

Dediğim gibi sosyal yaşamın henüz çok başındayım :)

11)İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Gürültülü bir sabaha uyanmaya, kalabalık bir masaya oturmaya ve birden fazla çantayla dışarı çıkmaya hatta araba yolculuğuna ,tatile ,her türlü seyahate adapte olabildin mi?

Gürültü, aksiyon artık hayatımızın bir parçası, alışmamak mümkün değil :))

Artık 27 aylık sayılırlar şimdilerde kızlarla iletişim kurmak daha kolay ve keyifli …

Artık sohbet edebiliyoruz kızlarımla..Seyahat konusunda ise hiç sıkıntı yaşamadım ,ben ve eşim gezmeyi çok sevdiğimizden, onlar da arabada seyehat etmeyi seven çocuklar oldular hep ..Eşim benim en büyük desteğim, sağ kolum ,dışarı çıkmamız gerektiği zamanlar ben kızları hazırlarken o diğer ihtiyaçlarını hazırlar,en fazla 1 saat içinde evden çıkmış oluruz.. bu anlamda uyumlu ve pratik bir çiftiz ..

12)İkizler için bebek arabası marka ve modeli tercihin nedir?İkiz arabası mı iki ayrı puset mi?

Bizim arabamız ufak olduğu için bagaja hangi araba sığıyorsa onu aldık açıkçası   Castello ikiz puset aldık ve hiç pişman  olmadık. Ayrıca Chicco CT 06 Puset Jaspe tekli pusetleri de var şimdilerde..

13)İkiz sahibi olduğunu duyanların genellikle biraz şaşkın biraz da acıyan ifadeleri için ne düşünüyorsun?

Benim hep etrafımda hayranlıkla bakan gözler oldu , belki bendeki pozitif yansımanın da etkisi olmuş olabilir bu duruma …

14) “Tek çocuk hiç çocuk” cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Kesinlikle katılıyorum!

İlk annelik deneyimini İkiz bebekle taçlandıran bir anne olarak, tek çocuk bakımı sanırım benim için çok kolay olurdu!!!

lütfen kimse darılmasın ama bunu anlamak için burada ne desem boş, bizi sadece BİZ anlarız!!!

Sağlık ve sevgi dileklerimle herkesin yeni yılını kutluyorum…