İkiz Anneleri Anlatıyor -1 Melis D.Çalapkulu

İkizlere hamile kaldığını öğrenip acaba başkaları ne ,hissetmiştir ya da ne yaşamıştır diye düşünen”şanslı” anne adayları için İkiz gebeliği ile ilgili doğum hikayeleri paylaşmak istedim. Gazeteci arkadaşım sevgili Melis’le başlıyorum.Merak edenler için İşte Mehmet ve Deniz ‘in doğum hikayesi …

1- İkiz bebek beklediğini ilk duyduğunda neler hissettin?
İki bebeği hem fiziksel hem de psikolojik olarak taşımak ve doğurmak oldukça zor peki senin için bu dönem nasıl geçti? Neler yaşadın?

Melis -Biz eşimle yaklaşık beş yılda dört kez tüp bebek denedik ve sonunda ikizlere hamile olduğumu öğrendiğimde mutluluktan deliye dönmüştüm. Hamileliğim çeşitli sağlık sorunları ve bebeklerimi kaybetme riskiyle çok zor geçti ve evet, karnında iki bebeği birden taşımak, (ki ben çok kilo almadım) gerçekten çok zor. Ama bir o kadar da muhteşem bir şey. Düşünsene, içinde iki tane canlının oynadığını hissediyorsun… Onları göreceğim günün heyecanıyla bütün sıkıntıların üzerinden geldim.

2- İkizlere gebelik sürecinde herhangi bir erken doğum tehlikesi yaşadın mı?

Melis -Yedi aylık hamileyken babamı kaybettim ve bunu gecenin saat 02.00’sinde uykudan uyanıp öğrendim. O panikle bir anda müthiş bir sancı girdi. Eyvah dedim kendi kendime, erken doğum yapıyorum sanırım. Ama annelik çok acayip bir şeymiş. Bir an kendimi toparladım ve bebeklerimi kaybetmemek için kendimi sakinleştirmeye çalıştım sürekli. O gece çok zor geçti. Ama geçti işte. Hayat böyle bir şey. Birileri doğarken birileri ölüyor ve hayat devam ediyor. Sonuç olarak 37. haftada, ikizler için gayet normal bir zamanda bebeklerimi doğurdum.

3- Sence ikiz annesi olmanın, Anne olmaktan farkı nedir?

Melis – Bence en büyük farkı bölünmek. Her anlamda… Bedeninin bölünmesi, kalbinin bölünmesi, ruhunun bölünmesi ve tabii ki uykularının bölünmesi!

4- Bebeklerin bakımı her anlamda zor olsa da ikizlerin sayesinde kimi zaman kendini diğer annelerden daha farklı ve özel hissettiğin oluyor mu?

Melis- Tabii ki diğer annelerden çok farklı bir yaşamım var. Duygu olarak da fiziksel şartlar olarak da… Geçen çocuk doktoruna gittik. Bebekleri soyup giydirirken doktor şaştı kaldı, ‘Ne kadar hızlısınız böyle!’ diye. Başka şansım yok ki. Ben de isterdim, bebeklerime banyodan sonra uzun uzun masaj yapayım, hangisi ne zaman istese onun istediği kadar kucağımda tutabileyim. Ama bazı şeylerden fedakarlık etmemiz gerekiyor. Çünkü o sırada diğeri karnı aç meme emmeyi bekliyor oluyor. Birinin açlığı diğerinin masaj keyfinin önüne geçiyor. Bu arada benim yorgunluğum da ikiye katlanıyor tabii. Ama yine de ikisine birden sahip olmak, ikisinin ayrı ayrı gelişimlerini, karakter özelliklerini vs izlemek müthiş zevkli. Hele de benimkiler bir kız bir erkek olduğu için her günümüz farklı zorluklara ama aynı zamanda farklı heyecanlara ve mutluluklara gebe…

5- Ailende bebeklerin bakımına yardımcı olan kimse var mı? Her ikisine de anne sevgisini eşit oranda hissettirebilmek için nasıl bir yöntemin var ?

Melis- Annem bizimle birlikte yaşıyor ve bu benim hayattaki en büyük şansım. Çok klasik olacak ama ben gerçekten annemin kıymetini anne olduktan sonra anladım. Ana gibi yar olmuyormuş gerçekten. Bir de o kadar şanslıyım ki, annem benden çok daha sakin ve yumuşak bir kadın. Başlarda benden iyi bakıyordu zaten bebeklere. Kızım kolikti ve bir tek annemde susuyordu. Anne sevgisini eşit hissettirme konusuna gelince… Bu benim en büyük sıkıntılarımdan biri. Tabii ki tıpkı sağdığım sütümü eşit bölmeye ne kadar dikkat ediyorsam, sevgimi de eşit bölmeye o kadar dikkat ediyorum ama bunu biraz da çocukların karakteri belirliyor. Benim kızım tuttuğunu koparan bir tip. Daha altı aylık ama maşallah taleplerini bi güzel anlatıyor ki görmeyin! Eğer kucağımda olmak istiyorsa öyle bir ağlıyor ki ne yapıp edip kendini aldırıyor. Oğlumsa daha sakin yapılı bir çocuk. Kız kucağımdayken uzaktan öylece bakıyor. İstiyor ama ağlamıyor. İçim gidiyor o zaman. Hemen kızı bırakıp bir iki dakika alıyorum ama inanın kızın çığlıklarına katlanmak bazen çok zor olabiliyor! Doktora danıştığımda bana, eşit olduklarını hissettirebilmek için gün içinde mutlaka ara ara ikisini aynı anda kucağıma almamı önerdi. Ben de öyle yapmaya çalışıyorum.

6- Maddi ve manevi olarak tüm zorluklarına rağmen kendi yaşamına nasıl devam ediyorsun? Çalışıyor musun? Sosyal yaşantının neresindesin? Yoksa hala duş almak ve kahve içmek senin için bir lüks mü?

Melis-Açıkçası ilk üç ay kendi yaşamım diye bir şey yoktu. Sonra ara ara da olsa onları birkaç saatliğine bırakıp çıkmaya, bir kahve içmeye, kuaföre gitmeye, diğer ikiz anneleriyle buluşmaya vs başladım. Yoksa kafayı yiyecektim zaten. Ben işim açısından şanslıyım. Gazeteciyim ve yöneticilerim anlayış gösterdiği için bebekler 11 aylık olana kadar evden yazı yazıyorum. Bu da bana çok iyi geldi doğrusu. Hem işimden kopmadım hem de çok küçüklerken bebeklerimden uzun süre ayrılmak zorunda kalmadım. Allah çalışan ve çalışmayan bütün annelerin yardımcısı olsun, ikisinin de ayrı zorlukları var.

7- İkizlerle yaşama tam olarak alıştın mı? Onlarla gezmeye, seyahate ,kısacası yeni hayatınıza yeterince adapte olabildin mi?

Melis – İkizlerle yaşama biraz alıştım ama tam olarak alışmak nasıl olur bilemiyorum.Çünkü her ay gelişimlerine göre yeni yeni huylarla karşılaşıyoruz. Ama onlarla şehir içinde gezmeyi üç aylık olduklarından beri yapmaya çalışıyorum. İkiz puseti kullanamadığımız için mutlaka annemle birlikte çıkmam gerekiyor. Ama zaman zaman çok zor olsa da yılmayıp çıkıyorum ki alışsınlar.

8- Sence ikiz anneleri acınacak durumda mı yoksa pratik ve hızlı yaşamlarıyla alkışlanacak konumda mıdır?

Melis – İkiz anneleri tabii ki alkışlanmayı hak ediyor. Özellikle yardımcısı olmayan ikiz anneleri bence yeryüzündeki en mübarek insanlar! Üçüz annelerini ise söz konusu etmiyorum bile J

9- İkiz bebek annesinin daima pozitif olması zordur ancak tüm zahmetlerine rağmen yine de hayata mutlu bakmayı başarabiliyor musun?

Melis – Açıkçası bazen başarabiliyorum, bazen başaramıyorum. Depresyona girmeye çok müsait bir alan bence. Ama yine de genel olarak baktığım zaman ikiz annesi olduğum için çok mutlu bir kadınım ben!

10- “Tek çocuk, hiç çocuk” cümlesi senin için ne ifade ediyor?

Melis – Tek çocuk anneleri şimdi bana sinir olacaktır ama söylemeden edemeyeceğim Yapmayın ya, ne kadar zor olabilir ki!

2 Yorumlar

  1. nilay
    30 Kasım 2012 at 18:12 - Reply

    Çok tatlılar maşşal
    16 yaşında çocuğunuz olunca her gördüğümüz bebeğe saldırıyoruz
    Sevgiler

  2. mormenekselerr
    4 Aralık 2012 at 05:23 - Reply

    çok şekerler kıyamam sevgiler