Evhamsız Anne Var mı?

Daha önce yine bir Selpak buluşmasında tuvalet eğitimi ile ilgili yapılması gerekenler konusunda dinlemiştim Prof.Dr.Bengi Semerci’yi.

Geçen haftalarda Feriye Lokantası’nda yine bir Selpak blogger anneler buluşması düzenlendi  ancak bu kez konu annelik ,evham ve kaygılar…

Benim kendi adıma merakla beklediğim ve cankulağıyla dinlediğim bir etkinlikti diyebilirim çünkü çocuk yetiştirme konusunda bazı konularda  fazlaca evham yaptığımın farkında olsam da zaman zaman ben bile buna karşı koyamıyorum!
İşte bu nedenle bir yandan Prof.Dr.Bengi Semerci’yi pür dikkat dinlemeye öte yandan sosyal medyada kendimce paylaşımlarda bulunmaya gayret ettim.

Öncelikle annelerin soruları tuvalet eğitimi,2yaş sendromu ve jenerasyon farkından kaynaklanan yani anneanne ya da babaannenin kurallara müdahalesi hakkındaydı.
Doğduğu andan itibaren tüm bebeklerin zaruri ihtiyaçlarının karşılanması yeterli iken,2.aydan itibaren bebeklerde farkındalık ,6-9.aydan itibaren ise ayrılık kaygısı denilen anne ve babaya daha fazla düşkünlük yabancılara karşı ise daha çekingen ve kimi zaman korkak davranma hali başgösteriyor.

Kaygılı annelerin çocukları da kendini ürkek ve kaygılı hissettiğinden özgüveni tam bir birey olabilmesi için öncelikli kural annenin kaygılı davranmaması!Çünkü toplum olarak hem ödül hem ceza konusu da abartmayı seven bir toplum olduğumuzdan herhangi bir gelişim sorunu bulunmayan çocuğun 1yaşında yürümeye başladığında adeta maraton kazanmış gibi bir edayla alkışlanmasını da çok doğru bulmuyor Prof.Dr.Bengi Semerci.

Yetişkin bir çocuk sahibi olan annelerin bile kimi zaman durumu gereğinden fazla abarttığını da şu çarpıcı örnekle anlatıyor ;kendisine gelen 32yaşındaki bir hastasının/danışanının durumu hakkında bilgi alabilmek için  annesinin Dr.unu çekinmeden  arayarak “anne olma sıfatıyla”her türlü gizli bilgiyi istemesini halen evladının yetişkin bir birey olduğunu kabul edemeyişi.
İşte bu noktada bağlılık ile bağımlılık konusuna tekrar dikkat çekiyor ve uyarıyor ince bir çizgiyle birbirinden ayrılan bu iki duygu arasında doğru tercihi doğru zamanda yapmak gerekir diyor.
Aksi halde sürekli “o zaten yapamaz”ya da ” o daha küçük dediğiniz” çocuğunuz bir süre sonra anneye bağımlı ,özgüveni eksik ve toplumsallaşmakta sorun yaşayan bir birey haline gelebilir!

Benim için bu seminer sonunda aklıma kazınan en vurucu ifade şu;kaygılarınızı çocularınızın eline koz olarak vermeyin!
İştahsız ,uyumuyor,huysuz,mızmız ,tuvalet eğitimi olmadı,halen emzik emiyor vs .gibi bazı ifadelerin aslında annenin duyduğu kaygı sebebiyle çocukta farklı tepkiler geliştirebilmesine sebep olduğunu anlattı.
“Siz ,siz olun çocuk sizin çocuğunuz olsa da kesinlikle onun da bir birey olduğunu ,bedeninin,seçimlerinin ,kararlarının onun olduğunu unutmayın!”diyor Prof.Bengi Semerci.