BAYRAMDA ÇOCUK OLMAK!

imageBayramlar benim için  küçük yaşlarımda zevk aldığım ,ergenlik döneminde fazlaca sıkıldığım şimdilerde ise hüzünlendiğim günler…

Bir zamanlar bizi kapılarda bekleyen, Bayram hediyeleri hazırlayan,kocaman sofralarda ağırlayan aile büyükleri göçüp gidince haliyle o gülen yüzlerle açılan   kapılar bir bir kapandı…İşte hal böyle olunca benim için Bayram eskisi kadar anlam yüklü değil!Aslına bakarsanız bu sadece benim kayıplarımla mı ilgili yoksa herkesler için mi anlamını yitirdi onu bilemiyorum!Neden derseniz kendi küçüklüğümü şöyle bir düşünüyorum da 80’li yıllarda çocuk olmak özellikle de bayramlarda çocuk olmak tarifsizdi….

Hem yetişkinler hem de çocuklar için Bayram alışverişi yapılır,kıyafetler hazırlanır ,masalar bir başka özenle donatılırdı …İşte yapılmaya yapılmaya insan zaman içinde unutuyor o ritüelleri.Yazarken bile sanki masallarda kalmış gibi ama aile büyükleri  günler öncesinden misafirleri için heyecanlanır ,gözleri yolda beklerlerdi hakikaten!

Herkes için o bayram kıyafetlerinin heyacanı bir başka olurdu elbet çünkü 80’li yıllarda henüz bu kadar tüketim toplumu haline gelmemiştik ve  şimdilerdeki gibi hayatımız avm’lerde geçmiyordu.Sanki şimdi o kadar çok gerekli gereksiz alışveriş yapıyoruzki özel günlerde giymek için sanki ekstra bir alışveriş hevesi de ihtiyacı da kalmıyor.

 

Üstelik hepinizin hatırlayacağı üzere biz çocukken bayramlarda şeker ya da çikolata yemenin sınırı yoktu!Biz şimdi çocuklarımıza sağlıklı yaşam gereği şekerli gıdalar vermekten kaçınırken o yıllarda bizim için en büyük mutluluk kaynağı bir avuç şekerdi aslına bakarsanız :)

Bizlerden de kaynaklanan hızlı tüketme alışkanlığı çocuklarımızda da kendini benzer şekilde gösteriyor ne alsak ne yapsak oyalanma süreci çok kısa olduğu gibi ne kadar mutlu oldukları da tartışılır!

Ergenlik dönemine gelince yaşıt kuzenlerle ya da arkadaşlarla  vakit geçirmek daha cazip hale geldi elbet! Bayram ziyaretlerini bir an önce tamamlayıp dışarı kaçmak için fırsat kollanırdı işte o zamanlar benim için en sevimsiz belki en sıkıcı günlerdi bayramlar …

Çocukken cazip gelen şeker ,çikolata elbette gençlikte tutmuyor kavak yellerinin yerini …Sonra sonra anlıyor insan geçen günlerin kıymetini ama her yaşın yaşanması gereken deneyimleri var hayatta zaten o gün onları yapmazsan sonrasında da kıymet bilme şansın yok!

Okullar bitip çalışma hayatına atılınca bu kez şehir hayatının  çekilmez yoğunluğundan kaçmak için fırsat kollar olduk hepimiz.Evet yaşlar büyüdü ama gerçek hayat bizi fazlasıyla esir aldığından her çalışılmayan gün tatil sıfatına büründü ister istemez!Bu kez bayramlarda tatil beldelerine kaçmak en büyük keyif haline geldi doğal olarak çünkü o kadar kaybolmuşuz ki bilgisayarların arasında kaçıp gitmek biraz olsun kafa dinlemek istiyoruz .Büyük şehirler özellikle de İstanbul adeta bir işyeri artık,tatil olduğunda kim işyerinde kalmak ister sizce?

Elbette ben de istemiyorum ama sonra kumsalda uzanıp elimde telefonla Bayram tebriklerini hallediyor oluşumu düşününce de bir tuhaf hissediyorum kendimi…Ama bayramlarda kalsam var mı çalacak kapı derseniz ,o yok işte !

Şükürler olsun annem ve babam sağ salim yanımızda ama Ailemin büyükleri çok erken ayrıldılar aramızdan oysa ne kadar isterdim dedemin kapısını kızlarımın çalmasını …Eskiden olduğu gibi beni karşıladığındaki heyecanını mutluluğu onların da görmesini…Yaş ilerleyip bir bir kapanınca kapılar insan bir tuhaf bir buruk hissediyor ….Çocuk sahibi olup daha da kalabalık bir aile olduk derken diğer bir taraftan eksiliyor olmak çok acıtıyor içimi …

Siz ,siz olun kapılar kapanmadan evler dağılmadan Bayram çocuğu olmanın keyfini sürün!Bazen bir lokumda gizli tüm mutluluklar!

Sevdiklerinizin elini sımsıkı tuttuğunuz keyifli mutlu bayramlar diliyorum hepinize :)