AÇEV destekli ” İz çocuk gelişim merkezi” nedir?

02 kasım cuma günü Mecidiyeköy’deki  Anne Çocuk Eğitim Vakfı  merkez ofisinde bünyelerinde hizmet vermeye başlayan İz Çocuk Gelişim Merkezi’nin tanıtımı için  bir sunuma davet edildik.


 

Yaklaşık 2saat süren bu sunumu, AÇEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayla Göksel,İz Çocuk Genel Müdürü Deniz Uyan Ay ve İz Çocuk Genel Merkezi Eğitim Programı Koordinatörü Filiz Uzuner’den yani ilk ağızlardan dinleyene kadar benim de pek çok kişi gibi bu merkezler hakkında ve Açev’in bu merkezler üzerindeki rolü hakkında en ufak bir fikrim yoktu.

 



Oluşum sürecinde yaşananları ve kuruluş amaçlarını dinleyince aslında pek çok annenin hep arayışı içinde olduğu  kaliteli ve ulaşılabilir anaokullarının şu an için İstanbul’da 2 şube ile varolduğunu öğrenme  fırsatı bulmuş oldum.

 AÇEV herkesin bilindiği üzere, 1993 yılından beri erken çocukluk ve yetişkin eğitimi alanında bilimsel eğitim programları geliştiren ,ihtiyaç sahibi çocuklara ve ailelerine sunan bir sivil toplum kuruluşudur.Aynı zamanda ülkemizde özellikle okuma-yazma öğrenimi ve anne-baba eğitimi konusunda yaptığı eğitim çalışmaları ile  pek çok kişide farklılık yaratan bir kuruştur.
 
 




İşte bu zengin sosyal sorumluluk faaliyetlerinden ötürü AÇEV denince hepimizin aklına gelen ücretsiz ve karşıksız hizmetler olduğundan İz Çocuk Gelişim Merkezi ‘nin adının yanında Açev desteğiyle ibaresinin tam olarak neyi ifade ettiğini basit ve tek bir cümle ile  özetleyecek olursam;
AÇEV’in bu okul öncesi eğitim merkezleri üzerindeki rolü aslında tamamen eğitim konusundaki uzun yıllara dayanan bilgi ve tecrübenin ,bu merkezlere aktarımından ibaret!


Sanki amacından zok uzak ticari bir iş modeli yaratmış gibi gözüksede Açev,kısa vadede kar gütmeyen bu merkezlerin ,bir çocuğun gelişimindeki en önemli dönem olan 0-6 yaş aralığı için çok büyük bir yatırım olduğunu vurguluyor!Sonraki yıllarda elde edilecek  gelirlerin ise  AÇEV‘e aktarılacak olması da aslında bu sivil toplum kuruluşunun  zaten halihazırda yapmakta olduğu bedelsiz hizmetler için bir özkaynak yaratılması demek!

Bu merkezlerin iki önemli kuruluş amacından birincisi ;daha önce de belirttiğim gibi 0-6 yaş aralığındaki çocuklara “kaliteli ve ulaşılabilir”okul öncesi eğitim olanağı yaratmak
Diğeri ise; çocuğuna istediği kalitede çocuk bakım hizmeti alamadığı için kariyerinden vazgeçmek zorunda kalan kadınlara farklı bir seçenek sunmak.

***Türkiye’de 150 kadın çalışanı bulunan her şirketin,çalışanlarının çocukları için ücretsiz anaokulu hizmeti sunması zorunlu iken malesef pek çok şirket bu sosyal hakkı sunmak yerine para cezasını ödemeyi tercih ettiğinden,anne olduktan sonra kariyerine uzun süre ara veren ya da tamamen son veren annelerin oranı ülkemizde oldukça yüksek.

 
Şuanda  Özyeğin Üniversitesi Çekmeköy kampüsünde ve Koç Üniversitesi Rumeli Fener kampüsünde sadece iki şubeyle varolan İz Çocuk, bağımsız merkezler ve iş yerleri bünyesinde hatta daha sonra franchise vermek suretiyle önümüzdeki 5yıl içinde toplam 20 yeni gelişim merkezi açmayı hedefliyor.



İz Çocuk Gelişim Merkezlerinin “İZ BIRAKAN FARKLARI” nedir derseniz,ben şöyle sıralayabilirim;

*Öncelikle ferah,ışık alan ,bahçe içinde ve  yapının  kesinlikle sağlamlığı onaylanmış mekanlarda hizmet vermesi,

*Bahçe içinde mekanlarda ,çocuğu yaşayarak öğrenebileceği zengin atölyelerle eğitmesi, (Örneğin;Filiz hn mutfak atölyesinde turşu ve kurabiye yaptıklarından bahsetti)

*Anne ve babaları hizmet almaktan çok bu merkezlerde hizmete katılmaya teşvik ederek her aileden danışma kuruluna birer kişinin dahil edilmesi ,
(Örneğin;sene sonu gösterisi hiçbir anne baba için sürpriz olmuyormuş çünkü her aileden bu hazırlıklara yardım eden biri var!)

*Anne babaların da aslında bu süreçle birlikte ihtiyaç duyduklarında danışabilecekleri bir kaynak yaratılması ,
(Örneğin;2yaş sendromu denen durum başlarına geldiğinde nasıl davranmaları gerektiğine dair onlara da bilgiler verilmesi)

*İngilizce yabancı dil eğitimi için Oxford  destekli özel bir programın yanısıra öncelikle anadilin düzgün  öğrenimi için kitap okuma alışkanlığının kazandırılması,

*Oyun terapisti tarafından eğitilen öğretmenlerin çocukları eğitiyor olması ,

*Önceliklerinin çocuklarda farkındalık yaratmak olması yani kişiliğe yatırım yapılıyor olması,

*Çocukların duygularını ve duyularını tanıması için kuklalarla eğitilerek ,yaşamlarındaki olası şiddetin de engellenmesi için hedeflenerek eğitilmesi,

*Ölçme ve değerlendirmenin testlerle değil günlük tutulan anekdotlar ve notlar ile yapılıyor olması aslında  programın ,eğitmenlerin özetle herşeyin kendi içinde de ayrı bir teste tutuluyor olması,

4 Yorumlar

  1. tubanne
    7 Kasım 2012 at 23:13 - Reply

    Bilgi dolu bir yazı olmuş,ellerine sağlık.Bu tür sivil toplum kuruluşları kendini kanıtlamadıkça,duyurmadıkça,güvenilir kaynaklardan bilgi aktarmadıkça insanın kafasında soru işaretleri oluyor.Bloglar en yaşayarak ,görerek,çıkar amacı gütmeden yazan yazarların iletişim aracı olduğundan bu yazıyı yazman çok iyi olmuş,sevgiler:)

  2. deeptone
    13 Kasım 2012 at 18:29 - Reply

    bunu da bildireyim arkadaşlara.
    bilmiyodum.

    defne derin ne hoş isimler.
    profil yazın ne hoş.
    :)